Neden bu sıkıntı neden bu keder,
Neden bunca çile,neden tüm bunlar?
Anlar hâl ehli hâl ehlinden derler,
Yok mu ferec yok mu ferahlık bize?
Cuş u huruşa gelmiş bülbül-ü şeydâ
Hicaptan ala dönmüş ruhsâr-ı gonca
Gün ışıması şafak söker misâli
Dost olmuş nebatat eşcâra temâşa
Bugün Gazze’nin
Cadde ve sokaklarında
Çocuklar annelerini
Babalar da onları aramakta.
Bugün; Gazze sokaklarından
Çığlık çığlığa, feryatlar yükselmekte.
Akıp giden bir su misâli
Bu âlemde bir yolcu insan
Bir müddet oyalanır burda
Bu diyardan çıkıp gider insan
Kimi varlık kimi yokluk içinde
Gün be gün artıyor kederle dertler
Zayıfladı tende gözler az az fer
Ağrıyor artık bel,titriyor eller
Geçip gitti yıllar bak ne de çabuk
Geçmişe üzüimek faydasız ve boş
Acımasızca kınamalar
Düşüncesizce konuşmalar
Ümitsizce bocalamalar
Hepsi de hepsi de
Bir gün yok olup gidecek
Hastalanmışsın evinde
Geçmiş olsun arkadaşım
Allah'tan şifa dilerim
Geçmiş olsun arkadaşım
Yönel Rabb'e yalvar yakar
Ne de çabuk geçti yıllar
Akıp gitti bak su gibi
Baktım geçen şu yıllara
Sanki daha dünmüş gibi
Sararıp soldu yapraklar
Saçtı hüzün saçtı dile
Koptu daldan düştü yaprak
Kattı keder kattı gönle
Esip salladıkça rüzgâr
Bir bahar gününde çık git kırlara
Bak ne güzellikler sunacak sana
Değişik masnuata dikkatle bak
Seyret onları içten doya doya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!