Sahip çıkamazsan kendi tapuna
Çakal ayağını basar kapına
Düşmanlar mermiyi sürmüş topuna
Sen daha halâ bak uyukluyorsun
Söz eri değiller sözden cayıyor
Çok perişan ümmetin
Kurtarır şefaatin
Sünnetine uyalım
Efendim Muhammedin
Müslümanlık servetin
Düvensiz harman olmaz
Kız harman sensiz olmaz
Sen harmanda olmazsan
Harmanın tadı olmaz
Düvenin bitmiş taşı
Sende mertlik var iken
Namertliğe kol açtın
Şimdi oldun bir diken
Uçuruma yol açtın
Ne sanırsın kendini
Yozlaşıyor sürümüz
Azalıyor görgümüz
Günden güne kayboldu
El öpmede dürümüz
Yündendi yorganımız
Eşşik küllük eşindinmi
Ölüm mezar düşündünmü
İbret alsan ölenleri
Dünya fani ah gördünmü
Sorgu sival vereceksin
İki oğlu vardı ki İlterişin
Biri Bilge Han diğeri Kül-Tegin
Bu kardeşler Çinin başına bela
İlkesi hizmet Tonyukuk vezirin
Kül-Tegin kağanlık verdi Bilgeye
Bıçaklar körelmiş çaldık kayrağı
Atlara atladı erin kıvrağı
Ansızın görünce bizi karşıdan
Kap kara kesildi düşman navrağı
Türkün yiğidine besler kin düşman
Dostun gününde alan kurarlar
Davul zurnayla zeybek vururlar
Dara düşerse güzel vatanım
Cenge yürürler düşman yorarlar
Yolda yürürken kaynar kanları
Adım İrfan benim soyadım Çelik
Babamdan öğrendim genç yaşta mertlik
Elbet yapmışımdır bende cahillik
Ama cahillikte bir yere kadar
Hata bir,iki,üç defa yapılır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!