2000 yılının karakışında, Türkiye devleti hapishanelerdeki insanlara bir kez daha saldırdı. Bu şiir bitmeden ölenleri söyleyen rakamlar değişecek.
Karakışta yüzlerce genç kadın ve erkek ağır yaralı olarak “F Tipi” hücrelerine sürüklendi. Hükümet edenler, ordu, polis ve devlet kimliği taşıyan gizli katiller, kışkırtıcılar, muhbirler ve iş makineleriyle belediyelerin başkanları bu planlı öldürmenin içindeydiler.
Serap’a söylüyorum bu sözleri; hapishanede kurşunlanan Kürşat’ına onun. Yoldaşlarıma.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Tevfik Taş insanı, saygınının sınırlarına çeken bir şair.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta