İkilik kinini içimden atıp
Özde ben bir insan olmaya geldim
Taht kuralı ariflerin gönlünde
Sözde ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Meğerse aşk imiş canın mayası
Ona mihrap olmuş kaşın arası
Hakkın işlediği kudret boyası
Yüzde ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Bütün mürşitlerin tarif ettiği
Sadıkların menziline yettiği
Evliyanın enbiyanın gittiği
İzde ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Ben de bir zamanlar baktım bakıldım
Nice yıllar bir kemende takıldım
O aşkı mecazla yandım yakıldım
Közde ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Süregeldim aşk meyini içerek
Herbir akı karasından seçerek
Varlık dağlarını delip geçerek
Düzde ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Gör ki Nimri Dede şimdi neyleyip
Gerçek aşk her yönüyle söyleyip
Her türlü sefaya veda eyleyip
Sazda ben bir insan olmaya geldim
Serimi meydana koymaya geldim
Kayıt Tarihi : 29.06.2015 17:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Şiirin kıtalarına geçmeden önce, hem özellikle sorduğun mısranın sırrını hem de şiirin tamamını çözen dil anahtarını netleştirelim:
### 1. "Ona mihrap olmuş kaşın arası" Ne Demektir?
* **Kelime anlamı:** **Mihrap**, camilerde imamın durduğu, kıbleyi (yönelinen kutsal yönü) gösteren kavisli girintidir. Divan ve tekke şiirinde insanın **kaşları**, kavisli (yay gibi) şekli nedeniyle mihraba benzetilir.
* **Tasavvufi sırrı:** Tasavvufta Allah’ın nurunun ve sıfatlarının en kusursuz yansıdığı yer **insanın yüzüdür (cemalidir)**. Bakara Suresi 115. ayetteki *"Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (vechi) oradadır"* sırrınca, kâmil insanın yüzü **"Hakk'ın kıblesi"** kabul edilir.
* Bir önceki mısrada *"Meğerse aşk imiş canın mayası"* denir. **"Ona"** kelimesi bu **ilahi aşka** (veya cana) işaret eder. Yani; *"Ruhun mayası aşktır ve o aşkın secde ettiği, yöneldiği kutsal kıble (mihrap) taştan duvarlar değil; bizzat insanın yüzü, iki kaşının ortasındaki o cemal ve gönül gözü merkezidir."* İnsanı sevmek ve insana saygı duymak, Yaratıcıya ibadet etmenin özüdür.
### 2. Şiirin Kilit Şifresi: "-de / -da" Ekleri (Sözde, Yüzde, Özde...)
Şiirde geçen **"Sözde ben bir insan olmaya geldim"** dizesindeki **"sözde"** kelimesi, günümüz Türkçesindeki *"yalancıktan, gösteriş olsun diye"* anlamında **değildir**. Nimri Dede her kıtada insan olmanın 7 farklı makamını **"-de/-da" (bulunma)** ekiyle sıralar:
* **Özde** (kalpte ve ruhta)
* **Sözde** (konuştuğu kelamda, verdiği sözde)
* **Yüzde** (edepte, surette, ak yüzde)
* **İzde** (yürüdüğü yolda)
* **Közde** (çektiği çile ateşinde pişmekte)
* **Düzde** (egoları aşıp ulaştığı tevazuda)
* **Sazda** (hakikati dile getiren telde ve nefeste)
---
## Kıta Kıta ve Mısra Mısra Açıklaması
### 1. Kıta: Ayrımcılıktan Kurtulup Özü ve Sözü Bir Etmek
> *İkilik kinini içimden atıp*
> *Özde ben bir insan olmaya geldim*
> *Taht kuralı ariflerin gönlünde*
> *Sözde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **İkilik kinini içimden atıp:** "İkilik" (düalizm); "sen-ben" kavgası, insanları din, mezhep, ırk diye ayırma ve Yaratıcı ile yaratılanı birbirinden kopuk görme yanılgısıdır. Şair, içindeki tüm ötekileştirme ve nefret duygularını söküp atarak "Bir"liğe (Vahdet'e) ulaştığını söyler.
* **Özde ben bir insan olmaya geldim:** Sadece biyolojik olarak değil, ruhumun derinliklerinde (özümde) gerçek bir insan olmaya geldim.
* **Taht kuralı ariflerin gönlünde / Sözde ben bir insan olmaya geldim:** **Arif**, kuru bilginin ötesine geçip hakikati kalp gözüyle kavrayan bilge kişidir. Bilge insanların gönlünde yer edindiğinden beri, **ağzından çıkan sözde (kelamda)**, verdiği sözün eri olmakta ve dilini kötülükten korumakta ("eline, beline, diline sahip olmak" ilkesi) insan olmaya geldiğini anlatır.
* **Serimi meydana koymaya geldim:** **"Ser"** baş ve can demektir. Hakikat ve insanlık yolunda başını ortaya koymak; egosundan, kibrinden ve gerekirse canından vazgeçmeye hazır bir teslimiyetle meydana çıkmaktır.
---
### 2. Kıta: İnsan Yüzünde Yaratıcının Sanatını Görmek
> *Meğerse aşk imiş canın mayası*
> *Ona mihrap olmuş kaşın arası*
> *Hakkın işlediği kudret boyası*
> *Yüzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Meğerse aşk imiş canın mayası:** Evrenin ve insan ruhunun yaratılış harcı, temel özü (mayası) aşktır. Aşk olmadan ruh kuru bir kalıptır.
* **Ona mihrap olmuş kaşın arası:** İlahi aşkın yöneldiği kıble, insanın iki kaşının ortası, yani insanın mübarek yüzüdür (Adem'e secde edilmesinin sırrı).
* **Hakkın işlediği kudret boyası:** Kur'an'daki *"Sıbgatullah"* (Allah'ın boyası - Bakara, 138) kavramına göndermedir. İnsanın yüzü ve fıtratı, bir ressamın fırçasıyla değil, bizzat Yaratıcının kudret eliyle boyanıp şekillendirilmiştir.
* **Yüzde ben bir insan olmaya geldim:** Yaratıcının o kudret boyasını taşıyan **yüzümde**; kimseye mahcup olmayacak bir dürüstlükle (ak yüzle), edep ve haya yansıtan bir çehreyle insan olmaya geldim.
---
### 3. Kıta: Erenlerin ve Peygamberlerin Yolundan Yürümek
> *Bütün mürşitlerin tarif ettiği*
> *Sadıkların menziline yettiği*
> *Evliyanın enbiyanın gittiği*
> *İzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Bütün mürşitlerin tarif ettiği:** **Mürşit**, insana doğru yolu gösteren manevi rehberdir. Tüm hakiki rehberlerin işaret ettiği ortak hedef "insan-ı kâmil" olmaktır.
* **Sadıkların menziline yettiği:** **Menzil**, varılacak hedeftir (hakikat makamı). O hedefe yarı yolda dönenler değil, sözüne ve yoluna **sadık** kalanlar ulaşabilir.
* **Evliyanın enbiyanın gittiği / İzde ben bir insan olmaya geldim:** **Evliya** (erenler, Allah dostları) ve **enbiya** (peygamberler) tarih boyunca aynı ahlak ve doğruluk yolundan yürümüştür. Şair, kendi uydurduğu bir yolda değil, onların bıraktığı kutlu **izde** yürüyerek insan olmaya geldiğini belirtir.
---
### 4. Kıta: Dünyevi Aşkta Yanıp Çile Ateşiyle Olgunlaşmak
> *Ben de bir zamanlar baktım bakıldım*
> *Nice yıllar bir kemende takıldım*
> *O aşkı mecazla yandım yakıldım*
> *Közde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Ben de bir zamanlar baktım bakıldım / Nice yıllar bir kemende takıldım:** Şair kendi gençlik ve "hamlık" yıllarını itiraf eder. Bir zamanlar dış görünüşe, güzellere baktığını, kendisinin de beğenildiğini; yıllarca dünyevi arzuların veya bir güzelin saçının **kemendine** (tuzağına/halatına) yakalanıp kaldığını söyler.
* **O aşkı mecazla yandım yakıldım:** Tasavvufta aşk ikiye ayrılır: Bir kul veya dünya nimeti için duyulan geçici aşka **Aşk-ı Mecazi** (mecazi aşk), Yaratıcıya ve yaratatılanın özüne duyulan aşka **Aşk-ı Hakiki** (gerçek aşk) denir. Mecazi aşk bir okuldur; sevmeyi bilmeyen ilahi aşka ulaşamaz.
* **Közde ben bir insan olmaya geldim:** Odun ilk yandığında harlı alev çıkarır ama çiğdir; ne zaman ki yanıp **köze** (kora) dönüşür, işte o zaman üstünde aş pişirir. Şair de mecazi aşkın ateşinde yanıp kavrularak hamlıktan kurtulduğunu, o acı ve çile **közünde** pişerek olgun bir insan haline geldiğini anlatır.
---
### 5. Kıta: Eziklik ve Kibir Dağlarını Aşıp Tevazuya Ulaşmak
> *Süregeldim aşk meyini içerek*
> *Her bir akı karasından seçerek*
> *Varlık dağlarını delip geçerek*
> *Düzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Süregeldim aşk meyini içerek:** **Mey** (şarap), tasavvufta ilahi aşkı ve bilgeliği temsil eder. Bu ömür yolunu ilahi aşkın coşkusuyla yürüdüm.
* **Her bir akı karasından seçerek:** Körü körüne değil; aklımı ve vicdanımı kullanarak iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakikati sahteden ayırt ederek ilerledim.
* **Varlık dağlarını delip geçerek / Düzde ben bir insan olmaya geldim:** Tasavvufta insan ile hakikat arasındaki en büyük engel **"varlık dağı"**, yani insanın kendi **egosu, benliği ve kibridir** (*"Ben biliyorum, ben üstünüm"* iddiası). Ferhat’ın Şirin için dağı delmesi gibi, derviş de kendi kibir ve ego dağlarını delip geçer. Dağları aştığında ise engellerin, büyüklük taslamanın olmadığı o mütevazı **düzlüğe (ovaya, alçakgönüllülük makamına)** vararak insan olur.
---
### 6. Kıta: Dünya Sefasını Bırakıp Hakikati Sazla Dile Getirmek
> *Gör ki Nimri Dede şimdi neyleyip*
> *Gerçek aşkı her yönüyle söyleyip*
> *Her türlü sefaya veda eyleyip*
> *Sazda ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Gör ki Nimri Dede şimdi neyleyip / Gerçek aşkı her yönüyle söyleyip:** Şiirin son kıtası (tapşırma/imza bölümüdür). Şair artık "mecazi aşk" aşamasını geride bırakmış, **"gerçek aşkı"** (ilahi ve insani hakikati) her boyutuyla anlatacak olgunluğa erişmiştir.
* **Her türlü sefaya veda eyleyip / Sazda ben bir insan olmaya geldim:** Dünyanın geçici zevklerine, rahatına ve nefsani eğlencelerine (sefaya) veda etmiştir. Artık bağlamanın (**sazın**) telinde, ozanlık geleneğinin nefesinde ve ahenginde hakikati söyleyerek insan olma yolculuğunu tamamlamaya gelmiştir.
Elazığ’ın Keban ilçesine bağlı Nimri köyünden **Nimri Dede**’nin (İsmail Dehmen) kaleme aldığı bu eser, tasavvuf ve Alevi-Bektaşi edebiyatındaki **"İnsan-ı Kâmil"** (olgun, tamamlanmış insan) olma yolculuğunu en derin anlatan deyişlerden biridir.
Şiirin kıtalarına geçmeden önce, hem özellikle sorduğun mısranın sırrını hem de şiirin tamamını çözen dil anahtarını netleştirelim:
Şiirin Kilit Şifresi: "-de / -da" Ekleri (Sözde, Yüzde, Özde...)
Şiirde geçen **"Sözde ben bir insan olmaya geldim"** dizesindeki **"sözde"** kelimesi, günümüz Türkçesindeki *"yalancıktan, gösteriş olsun diye"* anlamında **değildir**. Nimri Dede her kıtada insan olmanın 7 farklı makamını **"-de/-da" (bulunma)** ekiyle sıralar:
* **Özde** (kalpte ve ruhta)
* **Sözde** (konuştuğu kelamda, verdiği sözde)
* **Yüzde** (edepte, surette, ak yüzde)
* **İzde** (yürüdüğü yolda)
* **Közde** (çektiği çile ateşinde pişmekte)
* **Düzde** (egoları aşıp ulaştığı tevazuda)
* **Sazda** (hakikati dile getiren telde ve nefeste)
---
## Kıta Kıta ve Mısra Mısra Açıklaması
### 1. Kıta: Ayrımcılıktan Kurtulup Özü ve Sözü Bir Etmek
> *İkilik kinini içimden atıp*
> *Özde ben bir insan olmaya geldim*
> *Taht kuralı ariflerin gönlünde*
> *Sözde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **İkilik kinini içimden atıp:** "İkilik" (düalizm); "sen-ben" kavgası, insanları din, mezhep, ırk diye ayırma ve Yaratıcı ile yaratılanı birbirinden kopuk görme yanılgısıdır. Şair, içindeki tüm ötekileştirme ve nefret duygularını söküp atarak "Bir"liğe (Vahdet'e) ulaştığını söyler.
* **Özde ben bir insan olmaya geldim:** Sadece biyolojik olarak değil, ruhumun derinliklerinde (özümde) gerçek bir insan olmaya geldim.
* **Taht kuralı ariflerin gönlünde / Sözde ben bir insan olmaya geldim:** **Arif**, kuru bilginin ötesine geçip hakikati kalp gözüyle kavrayan bilge kişidir. Bilge insanların gönlünde yer edindiğinden beri, **ağzından çıkan sözde (kelamda)**, verdiği sözün eri olmakta ve dilini kötülükten korumakta ("eline, beline, diline sahip olmak" ilkesi) insan olmaya geldiğini anlatır.
* **Serimi meydana koymaya geldim:** **"Ser"** baş ve can demektir. Hakikat ve insanlık yolunda başını ortaya koymak; egosundan, kibrinden ve gerekirse canından vazgeçmeye hazır bir teslimiyetle meydana çıkmaktır.
---
### 2. Kıta: İnsan Yüzünde Yaratıcının Sanatını Görmek
> *Meğerse aşk imiş canın mayası*
> *Ona mihrap olmuş kaşın arası*
> *Hakkın işlediği kudret boyası*
> *Yüzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Meğerse aşk imiş canın mayası:** Evrenin ve insan ruhunun yaratılış harcı, temel özü (mayası) aşktır. Aşk olmadan ruh kuru bir kalıptır.
* **Ona mihrap olmuş kaşın arası:** İlahi aşkın yöneldiği kıble, insanın iki kaşının ortası, yani insanın mübarek yüzüdür (Adem'e secde edilmesinin sırrı).
* **Hakkın işlediği kudret boyası:** Kur'an'daki *"Sıbgatullah"* (Allah'ın boyası - Bakara, 138) kavramına göndermedir. İnsanın yüzü ve fıtratı, bir ressamın fırçasıyla değil, bizzat Yaratıcının kudret eliyle boyanıp şekillendirilmiştir.
* **Yüzde ben bir insan olmaya geldim:** Yaratıcının o kudret boyasını taşıyan **yüzümde**; kimseye mahcup olmayacak bir dürüstlükle (ak yüzle), edep ve haya yansıtan bir çehreyle insan olmaya geldim.
---
### 3. Kıta: Erenlerin ve Peygamberlerin Yolundan Yürümek
> *Bütün mürşitlerin tarif ettiği*
> *Sadıkların menziline yettiği*
> *Evliyanın enbiyanın gittiği*
> *İzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Bütün mürşitlerin tarif ettiği:** **Mürşit**, insana doğru yolu gösteren manevi rehberdir. Tüm hakiki rehberlerin işaret ettiği ortak hedef "insan-ı kâmil" olmaktır.
* **Sadıkların menziline yettiği:** **Menzil**, varılacak hedeftir (hakikat makamı). O hedefe yarı yolda dönenler değil, sözüne ve yoluna **sadık** kalanlar ulaşabilir.
* **Evliyanın enbiyanın gittiği / İzde ben bir insan olmaya geldim:** **Evliya** (erenler, Allah dostları) ve **enbiya** (peygamberler) tarih boyunca aynı ahlak ve doğruluk yolundan yürümüştür. Şair, kendi uydurduğu bir yolda değil, onların bıraktığı kutlu **izde** yürüyerek insan olmaya geldiğini belirtir.
---
### 4. Kıta: Dünyevi Aşkta Yanıp Çile Ateşiyle Olgunlaşmak
> *Ben de bir zamanlar baktım bakıldım*
> *Nice yıllar bir kemende takıldım*
> *O aşkı mecazla yandım yakıldım*
> *Közde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Ben de bir zamanlar baktım bakıldım / Nice yıllar bir kemende takıldım:** Şair kendi gençlik ve "hamlık" yıllarını itiraf eder. Bir zamanlar dış görünüşe, güzellere baktığını, kendisinin de beğenildiğini; yıllarca dünyevi arzuların veya bir güzelin saçının **kemendine** (tuzağına/halatına) yakalanıp kaldığını söyler.
* **O aşkı mecazla yandım yakıldım:** Tasavvufta aşk ikiye ayrılır: Bir kul veya dünya nimeti için duyulan geçici aşka **Aşk-ı Mecazi** (mecazi aşk), Yaratıcıya ve yaratatılanın özüne duyulan aşka **Aşk-ı Hakiki** (gerçek aşk) denir. Mecazi aşk bir okuldur; sevmeyi bilmeyen ilahi aşka ulaşamaz.
* **Közde ben bir insan olmaya geldim:** Odun ilk yandığında harlı alev çıkarır ama çiğdir; ne zaman ki yanıp **köze** (kora) dönüşür, işte o zaman üstünde aş pişirir. Şair de mecazi aşkın ateşinde yanıp kavrularak hamlıktan kurtulduğunu, o acı ve çile **közünde** pişerek olgun bir insan haline geldiğini anlatır.
---
### 5. Kıta: Eziklik ve Kibir Dağlarını Aşıp Tevazuya Ulaşmak
> *Süregeldim aşk meyini içerek*
> *Her bir akı karasından seçerek*
> *Varlık dağlarını delip geçerek*
> *Düzde ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Süregeldim aşk meyini içerek:** **Mey** (şarap), tasavvufta ilahi aşkı ve bilgeliği temsil eder. Bu ömür yolunu ilahi aşkın coşkusuyla yürüdüm.
* **Her bir akı karasından seçerek:** Körü körüne değil; aklımı ve vicdanımı kullanarak iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakikati sahteden ayırt ederek ilerledim.
* **Varlık dağlarını delip geçerek / Düzde ben bir insan olmaya geldim:** Tasavvufta insan ile hakikat arasındaki en büyük engel **"varlık dağı"**, yani insanın kendi **egosu, benliği ve kibridir** (*"Ben biliyorum, ben üstünüm"* iddiası). Ferhat’ın Şirin için dağı delmesi gibi, derviş de kendi kibir ve ego dağlarını delip geçer. Dağları aştığında ise engellerin, büyüklük taslamanın olmadığı o mütevazı **düzlüğe (ovaya, alçakgönüllülük makamına)** vararak insan olur.
---
### 6. Kıta: Dünya Sefasını Bırakıp Hakikati Sazla Dile Getirmek
> *Gör ki Nimri Dede şimdi neyleyip*
> *Gerçek aşkı her yönüyle söyleyip*
> *Her türlü sefaya veda eyleyip*
> *Sazda ben bir insan olmaya geldim*
> *Serimi meydana koymaya geldim*
* **Gör ki Nimri Dede şimdi neyleyip / Gerçek aşkı her yönüyle söyleyip:** Şiirin son kıtası (tapşırma/imza bölümüdür). Şair artık "mecazi aşk" aşamasını geride bırakmış, **"gerçek aşkı"** (ilahi ve insani hakikati) her boyutuyla anlatacak olgunluğa erişmiştir.
* **Her türlü sefaya veda eyleyip / Sazda ben bir insan olmaya geldim:** Dünyanın geçici zevklerine, rahatına ve nefsani eğlencelerine (sefaya) veda etmiştir. Artık bağlamanın (**sazın**) telinde, ozanlık geleneğinin nefesinde ve ahenginde hakikati söyleyerek insan olma yolculuğunu tamamlamaya gelmiştir.
TÜM YORUMLAR (3)