Dağınık dalgalanmış bardayım az okkalı ,ne hoş olma çabasındayım .bu mekan benim sen nerdeydin inçir reçelim . Boş kalbim,kalemim derin gel sevgilim.tat alma duyumlarım hep asit alır ve verir . Kaçmas san gitmesen veya anlatsan ,çatlatmasan bu yalnızlık bitiyor derken .isyan çıkarıyor kalbim sana. Kaçtı, sustu,gitti.anlamak algılamak arzulamak aşık olmak istiyorum. İsyanım insafsız aşkım. Ne kader , Tren garında çıka geldi karşıma .konuş kader , bu yazılmış , ıssızlığım , tadımdızlığımı , yoksulluğumu , bu yorgun bedenim senindir , el sürmediğim , içimden içine veremediğim mutluluğumu meyvelerini al beraber ölelim sevğilim hissettiğim sensin Güzelim.isyanın isyanımdır Güzelim.Bana ışık veren Allahım aşkımı ver Aşkımı .Mecnunsam leylamı gören ölem.film bakarken yazdım inçir reçeli
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta