Bu diyar gurbette yalınız kaldım
Kimse hallerimden bilmez sultanım
Konuştuğum dilden anlayan yoktur
Her dilden konuşan sensin sultanım
***
Bütün duvarları yıkarak geldim
Her Dilden Konuşur
İnsanlar söz ile inandık derler
Neye niçin inanırlar bilmezler
Akledip de bir kez düşünmezler ki
Gerçekten biz neye inanıyoruz
Dünya başına yıkıldığında senin için zaman mekan
kaybolacaktır sende kaybolduğun halde yine de
hiç bir şey olmamış gibi yaşayacaksın her görüntü
yaşamak değildir mecburiyettir
Her gün on beşinde kendin yeniler
Bu manadan bir şey çözebildin mi?
Herkesle evlenir yine dul kalır
Söyle arif isen çöze bildin mi?
Bir kokmuş leştir herkes birikir
Geldiğime beni pişman ettirdin
Halden bilmezlerin yükün çektirdin
Haylazların borusunu öttürdün
Her hışmınla yerle bir ettin gitti
Dünya malı için yar benden geçtin
Bu dünyayı bana zindan eyledin
Kahrolsun yoksulluk ocağı batsın
Sevenleri hep ayıran düşmandır
***
Dünya malı seni mutlu etti mi
Bir topluluk veya bir toplumun kan kaybettiğini
gördüğünde onları uyar uyarıyı dinlemediklerinde
orayı terk et
Bilmiş olasınız ki her topluluk ve her toplum tek gerçek
biziz diyeceklerdir böyle bir toplumun ölü olduğunu sadece sağ kalmayı başarabilenler bileceklerdir
Bilmiş olasınız ki parçalarını hor görenler bire
inanmış olsalar da inanmış değillerdir
Sözde inanmak biliniz ki bildiğiniz gibi yaşamaktır
Özde inanmaksa bambaşkadır aynı alem
Yıllardır cehennemdeyim ne gören ne bilen ne duyan
nede sezen oldu herkes akıl vermeye çalıştı fakat
samimi olarak beni ne soran nede anlamaya çalışan
biri olmadı herkes kendi derdindeydi anlamdım ki
ben kendimi boşa harcamışım eğer düştüğüm bu
Herkes beni sever görünüyordu aslında hiç bir sevenim
yoktu
herkes çıkarını sevmekteydi bense bunun farkındaydım ben ise onları insanlığın gereği olarak sevmekteydim
ve elimden geleni yapmaya çalışırdım ta ki insanlar beni
mezara sokana kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!