İlkyaz Şiiri - Yorumlar

Gülten Akın
62

ŞİİR


284

TAKİPÇİ

Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
Bakıp kapatıyorlar

Tamamını Oku
  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay 27.03.2011 - 17:50

    'öğretmencikler' imlemesinin demek istediği şeyleri düşündüm...küçümsemeyi mi,yoksa acımayı mı yüklenmiş sözcük,bilemem...aslında bilmem de gerekmiyor tabii...öğretmenin 'cik' olması bu zamana raslıyor çünkü...benim zamanımın öğretmenleri asla 'cik' falan değildi çünkü...gözünü,gönlünü,yüreğini öğrencileri ve ülkesinin çıkarları için açmış çalışanlarıydı onlar...

    ne oldu da değiştiler!..

    geçen gün, emekli olduğum ilkokulun bir sınıfına, bir derslik zaman için gittik emekli bir arkadaşımla birlikte...sınıf toz içindeydi,kapısı kapanmıyordu,askılığı yerde yatıyordu...müdür yardımcısına açtık bu konuları...aldığımız yanıt şöyleydi:

    'milli eğitim ödenek gönderecek,onu bekliyoruz..sadece o sınıfın değil,daha bir kaç sınıfın kapısı aynı durumda..'.

    peki dedik,ne zamandır kapanmaz bu kapılar?

    aldığımız yanıt içler acısıydı...

    'ilköğretim yılının başından beri' dedi, müdür yardımcısı...

    ağlamak yerine güldüm ve dedim ki,ben olsam hepsini kırardım o kapıların,belki o zaman ödenek gelirdi...

    kıpkırmızı oldu yardımcının yüzü...

    evet ince işlerdi bunlar...eğitime ve öğretmene verilen değerin nemenem berbat olduğunu gösteriyordu bu durum...

    ve öğretmenler!..resmen 'cik' olmuşlardı bana kalırsa...

    ve birçoğunun başında türban!..

    işte böyle!..nereye gidiyor Türkiyem!..

    hayatla insan,insanla toplum,toplumla zaman arasındaki çelişkileri dile getiren şiirler yazmıştır Gülten Akın...içi yol ve ışık dolu...

    evet ben de öpüyorum ellerinden bu büyük Türk şairinin...

    herkese saygılar...

    Cevap Yaz
  • Yüksel Nimet Apel
    Yüksel Nimet Apel 27.03.2011 - 15:34


    DİL ALTI

    O öncede durdu, dilin altında
    tadı usul, küçük, ömre taşınarak
    bir yılan gömleği bir simge
    belki bir isim
    bir im taşımazsa görmez, yokolur

    ben için değildi, ben içindeydi
    susabilsem bir kendimi
    söyleşmeyebilsem
    sonsuza dek orda kalır

    ölsem aklımla, farkında her şeyin farkında
    o bende kendini bilir
    olunca aşk, yürümek, kâr zarar
    akşam tartı
    çekilir
    yanız karanlık olur aşk olur

    GÜLTEN AKIN

    Şair''ine selamlarla...







    Cevap Yaz
  • Naime Erlaçin
    Naime Erlaçin 27.03.2011 - 14:13

    Şiirde Gülten AKIN farkı!

    “Şiir, bir sis çanı gibi uyarıcı olmalı” diyen bir şairdir Akın.

    “Hayatımızdaki İnce Şeylere Dair” adlı kitabıyla ilgili bir söyleşide – ki bu kitabı gençlere hep önermişimdir - Ahmet İNAM söze yukarıdaki şiirin ilk dizeleriyle başlıyordu. Her ikisi de inceliklerin değerinin farkındaydı çünkü. Bu inceliklerin giderek yitirildiği çağımızı sorguluyor ve bizi uyararak günümüze tanıklık ediyorlar, ettiriyorlardı.

    Sis çanının çancılarıydı onlar...

    Unutulmaz bir şiir ve çok kıymetli şair seçilmiş bugün.
    Tebrik ve teşekkürlerimle…

    Cevap Yaz
  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa 27.03.2011 - 13:05

    ALAR HO

    Haddeden geçirip altını
    İpek teline sararlar
    Kalptan olur
    Altın yaldızı vururlar
    Ak gümüş üstüne ince elleri
    Barışta ağıtlar gibi yumuşak
    Çağ gelir kavga kurulur
    Silahı sim kemerinde
    Al kanat küheylan olur

    Demen beylere beylere
    Alar ho

    Romalı Dakyustan bu yana
    Kaç hayın kaç zalım görmüştür
    Kaç kıya kaç yıkım görmüştür
    Çekilir sabır mağarasına
    Yedi uyurlardan olur

    Demen beylere beylere
    Alar ho

    Zorla hele hile ile
    Toprağına girildiğinde
    Satıldığında gavura
    Yöneticileri
    Verir savaşını kahraman olur

    Demen beylere beylere
    Alar ho

    GÜLTEN AKIN

    Cevap Yaz
  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 27.03.2011 - 12:23

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya

    Haklısın hocanım
    çok meraklıyız
    yağlamaya
    ballamaya
    sallamaya.
    hiç vaktimiz yok
    durup ince şeyleri anlamaya.

    Pek meraklı insancıklarız
    zehiri ballamaya
    bir gram akıl yeter aslında
    olan biteni anlamaya.
    akıl fikir insaf iz'an
    lazım değil sallamaya.

    doğrudan anlatsan da
    kimseciklerin vakti de yok
    akti de
    dinlemeye anlamaya
    dolaylı anlatsan da fark etmiyor
    hocanım,kim kime dumduma.
    karabasanlar doldu yurduma.

    Ellerinizden öperim hocanım.Sağolun varolun.

    Cevap Yaz
  • Nazır Çiftçi
    Nazır Çiftçi 27.03.2011 - 10:46

    Şiir; açan tomurcukların özü. Çizilenler çocuklarımız ve kadınlarımız. Hayat para hayat kavga.! Hayatın kutsallığında aranan İLKYAZ çiçekleri var. o çiçekleri dai
    ma karanlıktan aydınlığa çıkarırlar. Maddi ve manevi değerleri bir bütündür. Sonu gelmeyen güzel şiirlerin ustası, edebi bir zevki paylaştığım için mutluyum. Beğenerek okudum. Amlam içeriği çok çok derin şiir.+10 + Antolojim. Saygılarımla.

    Cevap Yaz
  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara 27.03.2011 - 10:42

    Bu şiirinin ve tüm şiirlerinin önünde ihtiramla eğilinecek engin ruhlu bir kadın, bir ana , bir abla, bir kız kardeş...

    Size olan, sevgim size layık olacak kadar ''ince şeyler' içeriyor mu ..bilemiyorum...

    Babanız ve Anneniz size Gül-Ten demişler..Teninizin gül kokusu ruhununuza yansımış diyorum,Efendim..Ruhunuza; yani, şiirlerinize...

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin 27.03.2011 - 08:29

    Öğretmencikler kutsallarımızı bizlere göstermemek ve sırf dünyevi çizgilerle bizleri oyalamak, boyalamak isteseler de,göz yummakla gece olmayacağı, ve güneşin balçıkla sıvanamayacağ gerçeği bütün parlaklığıyla göz bantlarını delerek ehl-i basirete ve müştak ruhlara kendini müşahede ettiriyor!
    Maneviyata ait bilgilerin ilgilenenlere yasak olduğu bir zamanda Kastamonu vilayetinde mecburi ikamete tabi tutulan Bediüzzaman'a oradaki bir kısım liseli gençler durumu şekva ederler ve derler ki;' Efendim, muallimlerimiz bizlere Allah'tan hiç bahsetmiyorlar! Bizler bu şartlar altında imanımızı nasıl kurtaracağız? derler. Üstad Bediüzzaman hazretleri talbelere şöyle der; 'Sizin okuduğunuz bütün ilimler ve bilimler mütemadiyen Alah(cc)tan bahsediyorlar, siz lakayt ve ya münkir muallimleri değil, o kitaplarınızdaki ilimleri dinleyin!'
    Ne yazı ki, bu gün de böyle bedbaht öğretmencikler mevcut!
    Bizim hakikate talip bütün talebelere tavsiyemiz, öğretmencikleri bıraksınlar ve gerçekleri, ilimin ve bilimin lisan-ı mahsusalarından taallüm etsinler!
    Herkese ve Şaireye hayırlı çalışmalar dilerim.

    Cevap Yaz
  • Onur Bilge
    Onur Bilge 27.03.2011 - 02:47

    Nedir o ince şeyler? Neler anlatmış şaire? Haydi, bir anlatın hele!

    Öyle üstünden kayıp geçmeyin şiirin! Öyle teğet, onca şeye... İçine dalın, dairenin! Tam merkezine bakın! Bakın, ne var orada! Neler neler var!

    Kimdir o, 'Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı...' olan? Karılarını tırnak kesmeye yollanlar kim? Ne 'demeye'?

    İlk kez girilen ırmak, hangi ırmak?

    'Yaz çiçekleri' ne zaman açarlarmış?

    Neymiş 'kararan tomurcuklar?'

    Ne zaman ıslıklara yanıt verirmişiz?

    Haydi kızlar (erkekler) şiire!..

    Gün içinde yazılı sınav var.

    Şimdi kim tahtaya kalkmak ister?

    :)

    Cevap Yaz
  • Mehtap Altan
    Mehtap Altan 27.03.2011 - 01:07

    vakit yok derken ansız bir kaçışın derlenmiş kıvranışında kanadı kanatlarımız....

    saygılar...

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 52 tane yorum bulunmakta