İlkyaz Şiiri - Yorumlar

Gülten Akın
62

ŞİİR


284

TAKİPÇİ

Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
Bakıp kapatıyorlar

Tamamını Oku
  • Arap Naci
    Arap Naci 26.03.2012 - 00:09

    Gülten Akın.. şiirde ekol..

    yaşayıp yazmış bir ekol, satır satır..
    bu şiire ne yorum yazsam ancak bu şiirin yanında aczimi ifade eder..

    saygıyla öpüyorum ellerinizden Gül kokulu kadın.

    Cevap Yaz
  • Doktor Nasuhi
    Doktor Nasuhi 02.04.2011 - 23:27

    Çok güzel. Tebrikler.

    Cevap Yaz
  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 27.03.2011 - 23:22

    İşte kapitalizm böyle bir şey
    anında paraya çevirir her şeyi
    kadının şan şöhret arzusunu
    erkeğin bir anlık zevkini
    dünyanın pis pezevengini
    diktatörün hıncını
    içki dolu şişeyi
    İşte kapitalizm böyle bir şey
    anında paraya çevirir her şeyi
    döner köşeyi bakakalırsın.

    Cevap Yaz
  • İki Baharın Valsi
    İki Baharın Valsi 27.03.2011 - 23:16

    sırama dayadım çenemi, sevgili şairimizin ince çığlıklarını sızılı burnumla dinledim..

    perde kara çalı
    ruh rengi, böğürtlen akı
    şu yılan toprağında köklenmek
    iskeletinde boy sürmek
    dikensizle meyveleri
    ilkyazın yedikat altı

    Cevap Yaz
  • Arap Kurt
    Arap Kurt 27.03.2011 - 22:29

    Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya
    ...

    ben şiiri burda buldum onca gerçeğin içinde
    evt şairinde dediği gibi kimsenin vakti yok
    durup ince şeyleri anlamaya
    modrnleşmek ve hayatı yaşamak adına binbir soytarılık binbir bagnazlıklar yapılıyor ki
    sanki her şey mübah hayatta kalmak için
    yeterki gelsin para
    kul hakıymış
    çocuğu sömürmekmiş
    onurmuş
    gururmuş
    alın teriymiş onlar da neki yenilir içilir mi acaba

    yanlış hatırlamıyorsam hadis olsa gere'öyle bir zaman gelecek ki insanlar kazancın nerden nasıl geldiğine bakmayacaklar ' o zamanlar geldide geçiyor bile
    eyvah eyvah eyvah
    hiç bir şey kalmamış hak adına

    çok güzel bir şiirdi okuduğum
    seçki yerindeydi bu kokuşmuş düzene iyi cevaptı
    saygılar

    Cevap Yaz
  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra 27.03.2011 - 22:25

    Midemiz dolsada biz aç gibiyiz,
    başlardan dökülen bir saç gibiyiz
    kel başta altından bir taç gibiyiz
    karbüratör/ bozuk araç gibiyiz.

    Tükendi tükenecek yakıtı dünyanın
    bastıkça gaza
    psikolojisi sıfır rüyanın.

    Benim kanımca
    İşte bu hale geldi hayat
    Din dışlanınca

    26.mart.2011

    Cevap Yaz
  • Onur Bilge
    Onur Bilge 27.03.2011 - 21:31

    İLKYAZ


    “Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya”

    İnsanlar, toplum içinde, insan ilişkileri konusunda yeteri kadar duyarlı değil. Gerekli gereksiz şeylerle o kadar meşguller ki çok önemli toplumsal sorunlara ayıracak vakitleri yok.


    ”Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar”

    İnsanlar, toplumun temelini teşkil eden ailelerde dahi, ilişkilerini resmederken bir sanatkâr hassasiyeti göstermiyor, ince ince nakşetmek yerine, baştan savma boyayıveriyorlar.

    ”Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
    Yitenler olduğu görülüyor…”

    Evleniyor, çocuk sahibi oluyor ve ölüyorlar, yaşadıklarının farkına varamadan.

    ”…bir türküyü açtılar mı
    Bakıp kapatıyorlar”

    Bir evlilik yaptılar mı hemen bıkıp aynı ev içinde yabancılar gibi yaşamaya başlıyorlar. Aşk maşk kalmıyor.

    ”Geceye giriyor türküler ve ince şeyler”

    Sadece cinsel yönüyle sürdürülür hale geliyor, aile içi ilişkiler. Hayat monotonlaşıyor. Çekilmez bir hal alıyor.

    “Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı…”

    Bir Karadeniz kadınını ele alalım! Yüreğinde irinleşen içsel acıları, elinde ağlar, aşktan çoktan vazgeçmiş, parasal sıkıntılar nedeniyle, durmaksızın çalışır ve ağlar… (Burada hitap öyle bir kahraman Türk kadınına…)

    ”Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz”

    Deniz deniz büyüyorsun, denizle savaşında ve Deniz oluıyorsun!

    ”Sisin dere ağızlarından sokulup akşamları”

    Hayatın kararmaya başlıyor. Özellikle akşamları, erkeğin eve geldiği zaman, rahatın huzurun kalmıyor!

    ”Fındıklarımızı basıyor”

    Ülkenin ekonomik sorunlarının tesiri, fındık alımlarına da yansıyor ve kâbus gibi çöküyor üstüne!

    ”Neyleriz kararan tomurcukları”

    Ne yaparız çay filizlerini? Kaça satar, ne kazanırız? O kararan tomurcuklar gibi açmadan soluyor, hayatları kararıyor, gencecik emekçi kadınlarımızın!

    ”Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz”

    Çocuklarımız aç…

    ”Tecimenlere yalvarıyoruz:”

    Tüccarlara yalvarıyoruz. Ticaret yapanlara…

    ”Bir 'Hotel' bir gizli evlenme az çiziniz”

    Nataşalar türüyor. Kumalar getiriliyor. Erkekler hotellerde, eşleri evlerde, tüm ekonomik sorunları ve her türlü dertleriyle yapayalnız…

    ”Bir banka az çiziniz bir yalvarma”

    Belki bir banka, bir kredi alma umudu…

    ”Bizden size ve sizden dışarıdakilere”

    Belki bizden toplanan vergilerle sizlere birazcık fayda ve belki sizden de ekonomiye… Dış ticarete belki…

    ”Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye”

    Karılarımızı maniküre, pediküre yolluyoruz. Dedikodu yapmaya…

    ”-Evet efendim-“

    Gerçek bu! Tokluktan sığınamayanlar ve açlıktan uyuyamayanların bir arada oluşu… Gelir eşitsizliği… Aradaki uçurum…

    ”Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye”

    Bir tarafta, yalvaran gözlerle mendil satmaya çalışan küçücük çocuklar…

    ”Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet”

    Bizler başka kadınlara gidiyoruz, kadınlarımız Allah’a emanet!

    ”Yazların motorlu çingeneleri”

    Pislik toplayıcılar… Toplumun pisliklerini… Pis işler yapanlar…

    ”Ah, kimselerin vakti yok
    Durup ince şeyleri anlamaya”

    Bu konular konuşulmalı, çözüm üretilmeli.

    ”Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş”

    Erkeksiz, yalnız, sorunlarına ara ara eve gelen kocalarının attığı dayak da eklenince soluğu baba evinde alan kadınlar… İlk gözlerini açtıkları eve geri dönüş… Cehalet ve ekonomik sorunlar yüzünden yıkılan yuvalar…

    ”Toprağa tutku, kendinden dolayı”

    Topraktan gelmişiz, toprağa bağımlıyız ve toprağa bakarız.

    ”Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para”

    Bu ekonomik sorunları duymak istemiyoruz.

    ”Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga”

    Ahlaki çöküntü ve parasal sorunlar nedeniyle çıkan kavgaları duymak istemiyoruz.

    ”Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga”

    En çok ekonomik nedenlerle… Bir de manevi değerlerimizi kaybetmeye başladığımızdan… Örf adet, gelenek görenek… Ahlak, din…

    ”Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde”

    Komşu hakkı bilmiyoruz. Baltalarımızı gömdüğümüz yerden çıkarmışız. Güzelliklere engel olmaya çalışıyoruz. O kadar kzııyoruz ki onlara, kırır kıtır kessek, kılımız kıpırdamıyor! Karılarımızı yumrukla dövüyoruz.

    ”-Bilmiyoruz neden kavga.”

    Biliyoruz ama bilmezlikten geliyoruz, neden kavga?

    ”Sonra kasabamızın cezaevinde”

    Birimiz mezara, birimiz cezaevine…

    ”Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz”

    Yaptığımız hataları silmeye çalışıyoruz, aklımız başımıza geç gelmiş olsa da…

    ”Günlerimizi iterek genişletiyoruz”

    İşlerimizin yoğunluğuna yetmeyen günlerin koşuşturması bitivermiş. Günler tamamen bizim ve saatleri artmış sanki, giderek vakit geçmez hale gelmiş.

    ”Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye”

    Karışlarımız gelmiş aklımıza nihayet. Vefalı karılarımız. Bize temiz çamaşır, ev yemeği, sigara getiren, koyunlarından çıkarıp avuçlarımıza para sıkıştıran vefalı ve fedakâr karılarımız…

    ”Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye”

    Başlamışız onları, sevgi ve ilgimize hasret ömür tüketen, farkında olmadan soldurduğumuz menekşelerimiz olan eşlerimizi düşünmeye…

    ”Durup ince şeyleri anlamaya
    Kimselerin vakti olmasa da”

    Bunları düşünmeye kimsenin zamanı olmasa da…

    ”Okulların kadın öğretmencikleri
    Tatil günlerini çoğaltsalar da”

    Bayan öğretmenler bari anlasa, kadınların ve geleceğin yuvalarını kuracak çocukların halinden; tatilleri uzun olsa da onların sorunlarıyla ilgilenseler, eğitim gönüllüleri olarak ellerinden geleni yapsalar…

    ”Kutsal nemiz varsa onun adına”

    Allah aşkına!..

    ”Gözlerimiz için bağlar dokusalar da”

    El tezgâhlarında dokunan emekler, gözlerimize bağ olsa da…

    ”Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide”

    Bilgi birikiminiz ve ideal çizgilerinizle şekil verin çocuklarımıza, ülkemizin geleceği için…

    Açmaya ilk yaz çiçekleri

    Çiçek açsın ilk yazlar! Rengârenk gülümseyen çiçekler açmaya başlasın! Önce sağlıklı fertler yetişsin ve sağlam temellere sahip yuvalar kurulsun, sağlıklı ilişkilerle başlayan…

    ”Bir gün birileri de öte gecelerden
    Islık çalarlar yanıt veririz”

    Öyle sağlam yuvalar ki sağlıklı fertlerden oluşan… Mutluluklarından ıslıklar çalsınlar ve mutlu ıslıklar olsun şiirlerimiz.

    “Öğretmenler! Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır!”
    K. ATATÜRK

    ***

    Ülkemizin dirlik ve düzenliliği için, eli kalem tutan herkesin insanlık adına bu tür eserler yazması dileğiyle…


    Mutluluklar…


    Onur BİLGE

    Cevap Yaz
  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan 27.03.2011 - 20:36

    evet karmaşa çok ama hepsi kadınlar üstüne değil ama ağırlığı o tarafa kaymış. manidar bir şiir

    Cevap Yaz
  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay 27.03.2011 - 19:17

    seni gidi cımbızcı hak şahini!..:)))))))))

    Cevap Yaz
  • Dilek Burak Koç
    Dilek Burak Koç 27.03.2011 - 19:12

    bizim kuşak iyi tanır Gülten Akın ı.. ilk kadın şair olarak 'Nazım dan sonra' iyi bellemişizdir şiirlerini ve ince şeylerini... saygılarımla ustam

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 52 tane yorum bulunmakta