Gönlüm avunur diyar öteden ahu yâr
Yirmi üç bölüklü yâranım olmayınca
Garip kuşum haykırır hayale yol alıp
Açılmaz güller bahçe yaz olmayınca
Müşkülden dahası bu dağı devirmek
Sesi bir kuş ürkekliği
Çocuksu, naif
Benden kalan bir sevda var
İstiyor mu ne der sence olur sanki
Ürkek korkuyor musun ne sanki
Bilincimde çağırdığım kör noktam
En ağır sözleri affetmek de ne demek
Acılarımı göğüslemekse mazoşizme el salla
Anladım yürek de nesi safsata mı
Anlamlar yüklemekle eş değer mi
Bağlılık var mı diye sormam sana da
Kâinatım her gece pekişti bir yıldızla
Işıklar söndüğünde içim acıyorken
Her daim karanlıkta dudaklarım kilit
Bırakmam seyirim tekten bir yıldıza
Gölgeler ardında bir perde ile saklı
İnce yola da seyrimdir pencerem
Geldim yine eşgal arayıp mezhep
Hatıratı alamaz da gökyüzü abes
Bir bahçenin salınanı ahum serde
İzler o adımlar toprak olup ta kesek
Esip durur ay tene sahilde bir deniz
Üşümez beyaz soluk bir beniz
Tek ayakta cezada bekler bir genciz
Hücreler sınavından kalan bir genciz
Dibi görene yanlışlar öğretilmezmiş
Aynada yüzünle karşılaştım
Heyecanlıyım garipserim de
Derinlerindeyim küvetin çok zamandır
Bu sancı ya geçmezse,
Göz adımıyla yaklaşsam sana hayalim
Boyunu bir karış aşarım
Sesi tınısı kalbime gülse ya
Elin miniği tenime değse ya
Can tanesi gönüle baksa ya
Özü özüme bilsem doğarım
Ruha bezendi gitmez hayali
Unuttum de seni, izlerini
Akdenizde yüzen mektubunu
Uğruna düştüğüm yolları
Hani o parkta sarılırken verdiğim gülleri
Başka oldun serindin aslanım
Sevecensin sevilmeyi bırak
Semân yoruyor seni belli
Artık yerini sükûta bırak
Yel esti üşüdü zerren
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!