İlk Polenin Destanı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3039

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

İlk Polenin Destanı

Nedir toprakta kımıldayan,
Hasret mi, nem mi, çekirdek mi,
Sükunetle giyinirdik birbirimizi,
Özdeki cevherler mi yoksa?
*
Bir evren kurarım ben sana, patlar tomurcukların,
Kelimeler kendi menbasında, mevcutsa duru bir ifaden,
Nazarınla haberleşirdik şifreli,
Gönül filizinin bu devre erişeceğini, nereden kestireyim,
Var oldum mitolojinin çiyinden, yine karışmak isterim o çamura,
Boşlukta serpilip, misali oldum bu atılımın,
Bil kozmosun, ilk klorofilinin destanını.
*
Hangi çıkışsız yola sapsam, bitkilerle dolu beton,
Görünmeyeni belirgin eyler büyüklerin telkini, çok perdeli gösterimlerde,
Her olgunun hoştur başlangıcı, baskın çıkmaz ise kuruntu,
Hangi ketum arzu, bir taşa bağlattı o ilk likeni?
Nasıl tahammül eder, ruhum bu yeşermeye?
O anda meyledip sana, serildim yere.
Bir dirilten bulunur fakat daima,
Mümasil hadiselerle palazlanan, evvelki endişeler,
Verimsizliğimizi ölçeriz, güneşe karşı,
Tecil ettirip vecibemizi, kaydettiririz istikbali bir deftere,
Başka illetler vardı o çağlarda, derdiydi umarsızların,
Bil sırrımı, mahremimi, gezegenin ilk poleninin destanını.
*
Bil gezegenin, ilk poleninin destanını,
Sanallaştı eyvah, duygu alışverişi, nice fayda etsem,
Bir goncanın nemli mahremine, başlangıçtaki gibi meftunum,
Pus arkası tüm mefhumlar, afyonlanmış akışlar, buhranlı kuşak,
Necibi adiden ayırt edemiyorum, salınıyor keyifsiz kokular,
Tesadüfe kalmış rabıtalar,
Mevcut ve dibindeyim, sakın telaşlanma aklımı alan günçiçeğim!
İmkansızdır sensiz tomurcuklanmak, mütemadiyen mevcudiyet niyetiyle,
İnan ki budur, milyonlarca senelik, o nebatî yolculuğunun özü.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 10.8.2025 18:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!