Gözlerim değince, sensiz uykuya
Geceyi parça parça deşer aklım
Kalbim de kördüğüm nice korkuya
Durduğu yerde, rehin düşer aklım.
Uğultu içinde ruh, ıssız bahçe,
Selam diye açsam gelen mektubu
Satır satır, dize dize, dert gelir…
Elimde kopar tuttuğumun kulpu
Parça parça, öze öze, dert gelir…
İt geçer önümden, belası bulur
Seni yitirdiğim gün
İlk düşlerim ağrıdı
Bir bulut kanadı göğümde
Kuşlarım ağrıdı
Nicesi geldi geçti diyerek
Avutsam da kendimi
Ne suç bendedir, ne günah benim
Sen Leyla güldün, ben Mecnun oldum!
Ne elin, ne tenin bilir, tenim…
Sen Leyla güldün, ben Mecnun oldum!
Çağladı gözlerinden aşk nehri
Dürdüm kenara geceleri
Çizdim geçmişi, önceleri,
Sardım tütünle heceleri
Yokluğunu köze yatırdım!
Yanmadı verdiğin yeminler
Ton keder yüklü, Şam kervanı gibi
Nere gelir, nere gider geceler…
Hicran denizinin tufanı gibi
Zora gelir, zora gider geceler…
Gâh, sabaha dek sızlayan ırmaktır,
Bir serin güz akşamını kaynattım
İçtim dostlarla kızıl suda, Ümrân!
Dilim değdi anıları parlattım
Silindi pası da, tozu da, Ümrân!
Talihim değişmez, hicrân değişmez
Zindandayım, günışığım bile demir…
Devâsı yok, soluğum gövdeme zehir.
Hüsran azık, hicrân katığım, zor gelir…
Dağ cüsse saat, bir sâniyem dâr gelir…
Zindandayım, güne bakan bir yüzü var,
Ruhumdan daha hür, içerdeki duvar…
Ben Süleyman, bahtla taht arasında kuş,
Bin bir yâre ile çıbana kul olmuş…
Tesellin olmaz asla, hiçbir gerçek
Gün, hafta, ay, yıl, yalan söyler sana.
Söz solar, yürek çürür, aşk ölecek,
Tuttuğun tek el, yalan söyler sana.
Zamanın hükmü değince nesneye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!