Bir masa iki sandalye, yeryüzünü kıskandıran bir haldeyiz seninle
Gözlerimle yazıyorum gözlerine sanki hiçbir şey yitirmemişçesine
Buğday başağı zamanları soluduk, o sandalyedeki nefesimizle
Ne gamlı kuşların bestesi ne de rüzgarın yelkeni bitirmemişti sevgimizi
Bir masa iki sandalye, kurduk soframızı azığımızın hecesiyle
Tükenmeyecek kalemlerin olduğunu sandık, aldandık zamanın mavi rengine
Yaralı gülüşler hiç çizilmeyecekti hani yüzümüze
Alkış tuttu gecenin karanlık nefesi, hiç bakmadı günüme nazlı tanyeri
Bir masa ve tek bir sandalye , siyahın adını tanıdım sensizliğinle
Nasıl anlasınlar beni çiçeklerin ayini bundan sonra bahçemde
Zakkumların kokusu kanat çırpıyordu penceremde
Siyahı devşiremedim günlerime, taktım ruhuma kara perdeleri
Bir masa, volta atıyor yapraklar üzerinde
Karakalemle yazılmış adımızın baş harfleri tüm heybetiyle
Tükendi mi hayat yok oldu mu iki sandalye?
Kuşanmış zamanın öyküsü anlatıyor bak iki kişilik hikayeyi
Yani senle beni…
Kayıt Tarihi : 1.12.2025 11:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir sokakta kapıdan baktığım masanın öyküsü...




Çok sağ olun. İhya oldum .
Hiçbir kul yalnız değil ve hiçbir şey boşuna değildir. Kişi bir hediyedir yalnızca. Bir kişinin sana eşlik etmesi ama asıl bir var olanı bilmek gerçek hakikat bu olsa gerek. Bunu bilmek belki yanımızda bize eşlik edip veda edenler için acının hafif renginde yaşanması demek. İki kişi bu demek. Çok teşekkür ettim yorumunuz için. Sağ olun.
TÜM YORUMLAR (4)