Bir zamanlar…
Başka bir şehirdeydim.
Gökyüzü orada da maviydi,
Ama senin gözlerinde başka bir gölge vardı.
Adını her andığımda,
Sanki bir yıldız daha düşüyordu içimden.
Sana âşık oldum…
Sen bilmeden.
Sen gülümserken,
Ben yavaşça kayboldum kendi içimde.
Sonra öğrendim,
Bir yüzüğün parıltısı vardı parmaklarında,
Benim hayalimde kurduğum o boş parmak,
Çoktan dolmuştu.
İçim yıkıldı.
Bir çığlık atmadım,
Ama ruhumda yankısı hâlâ sürüyor.
Kaçtım…
O şehirden değil,
Senden, hayalimden, ihtimalden.
Ve kendi toprağıma döndüm,
"Burada iyileşirim" dedim.
Ama kader,
Beni yeniden buldu.
Başka bir yüz, başka bir ses…
Ama aynı hissin yankısı.
Yine kalbim atmaya başladı,
Yine ben...
Sessizce birinin varlığına bağlandım.
Ama sen de…
Sen de başkasına aittin.
Kelimelerim dudaklarımda kurudu,
Bakışlarım senden gizlenmeye çalıştı.
Ama her sabah seni görmek,
Yasak bir rüyaya uyanmak gibiydi.
Seni her gördüğümde,
Kalbim titriyordu.
Tenine değil…
Sadece varlığına dokunmak istiyordum,
Çünkü bana göre sen,
Yeryüzünde yürüyen bir duaydın.
Şimdi…
Sen belki evlenirsin yakın zamanlarda,
Gelinin olurken başka bir adamın hayatına,
Ben senin hiç bilmediğin
Bir başka hayatının sessizliğinde kalırım.
Sana hiçbir zaman diyemedim:
“Seni seviyorum.”
Çünkü ben…
Nişanlı birine âşık olmayı kabullenmedim,
Ama durduramadım da kalbimi.
İki aşk yaşadım,
İkisi de yarım kaldı.
İkisi de gözümle başladı,
Ve kalbimde gömüldü.
İki şehirde,
Tek kaderde sustum.
---
“Bu şiir, bana ait olan ama senin hiç bilmeyeceğin bir hikâyedir.”
Serhad BeyKayıt Tarihi : 30.7.2025 16:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İki Aşkın Sessizliği




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!