Karanlığı Boğan Güneş…
Ülkemizin her tarafı işgal altında,
Halk önünü göremiyor karanlıkta.
Bir umut aranıyor her doğan şafakta,
Türk milleti asla kalamaz karanlıkta.
Kafanı takma söylenen her lafa,
Ağzı olan konuşur boş versene,
Herkes alıştı onun yaptığı gafa,
İçinden söyle…İt ürür kervan yürür.
Ağzı olan herkes konuşur boş boş,
İyi yaşamak istiyorsan her anı,
Düşün; Dünü,bugünü,yarını…
Devamlı taşımalısın hüsnü zanı.
Üzerinden at gitsin şu suizanı…
İnsan nasıl düşünmelidir sizce?
Göklerin maviliğine bakarsan,
Yorgunluğun ve stresin gider,
Bulutların üzerine çıkarsan,
Özgürlük özgürlük burada der...
Daha dün Güneşi arar iken,
Bugün Güneşten kaçar olduk.
Soba yanında yiyip içerken,
Kapıyı pencereyi açar olduk.
Güneş hafif vursa sıcak der,
Kaderinde mi var Madencinin?
Sanki dağa meydan okur,siyah taşa vurur.
Geçim derdi için dağın taaa dibine iner.
Taşın tozu kalkar; Yüze,göze,kaşa… vurur.
Bu maden kokusu tüm vücuda, tene siner.
Karşımızda bin aydan hayırlı bir gece var.
Gelen o gecede çok büyük dereceler var.
Gecenin çok değerli olduğunu bilir misin?
Ramazanda bin aydan da hayırlı gece var.
Ramazanın son on günü bu geceyi araştır,
Haziranda da düştü rahmet yağmurları,
Canlı ve cansız varlıklar özlemiş suyu.
Hani özlemezdin yolda olan çamurları.
Böylece erken çekilmez çevredeki kuyu.
Şükürler olsun Rabbe serin bir hava var,
Hayatın bir masal gibi başlar,
Olağanüstü olayları çok duyar,
Hayat hızlı akar bazen yavaşlar,
Zamanla hayatın ritmine uyar...
Yaşandıkça roman hale gelir,
Bugün 1 Aralık hoş geldin kış mevsimi,
Çok şükür ilk günden gösterdin yüzünü.
Soğuk ve kar deyince duydu mu sesimi?
Kar yağdığında kış bulur gerçek özünü…
Sabahları kuzey yönden esen soğuk yeldi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!