Yok ki uçtu gitti ilham perisi,
Akla bir kelime gelmez oldu.
Tükendi mi hani kelime serisi.
Gözüm sanki görmez oldu…
Acaba ilham perisi nasıl gelir,
İlkbahar mevsimi kapısını açtı,
Güneş ışığını, ısısını farklı saçtı.
Bu yüzden ağaçlar çiçeğini açtı,
Mart, Nisan, Mayıs ayları taçtı.
Mart kapıdan baktırır, soğuk olur.
İlkbaharın gidişi sonbaharın gelişi gibi olur.
Havanın kapanması, şimşek, gök gürültüsü.
İnsanlar güzelliği romantik çevrede bulur.
Yağmura kaç gündür hasret toprak örtüsü.
Dağların üzerinde nazikçe yükselir bulutlar,
Dün baktım kayısı bahçesine,
Ne güzel de açılmış çiçekleri,
Hemen kulak verdim sesine,
Çağırıyor işte tüm böcekleri…
Arı koşmaz olur mu çiçeklere,
Karla kaplı olsa da yüce dağlar,
Havada ılık ılık bir esinti var.
Hani nerede kaldı o soğuklar,
Havada bir ateş kokusu var.
Cemre düştüğü zaman havaya,
İlk dördün…
Karanlık gökyüzü ve parlayan yıldızlar.
Akşam gökyüzünde başka ne gördün?
Yeryüzüne, bizlere bakar… iyice parlar.
Gördün mü ay yarım halde,ilk dördün.
Son gülüm değil ilk gülüm yanımda,
İnsan gülünün hep gülmesini ister.
Heyecanı gördün mü sol yanımda.
Daima güler yüzünü sevgini göster.
Güler yüzün ile ortam gül gibi olur.
Kar; kendini en güzel dağlarda gösterir,
Karlı dağların güzelliğine bakar mısın?
Beyazlığı, güzelliği yüreğinde hissettirir.
Hayalen bu dağların üzerine çıkar mısın?
Dağ deyince hiç olur mu başı dumansız.
Kırk yıl hatırının kalması için,
Haydi bir kahve yap da içelim,
Tadı damağımda kalması için,
Sütlü bir kahve yap da içelim...
Beyaz örtü ile kaplanır görülen yer,
Kışın senden bahsedilmez olur mu?
Toprak, üzerine beyaz elbiseyi giyer.
Kar beyazlığı ile sevilmez olur mu?
Yağmur yağdığında çok ses çıkar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!