Madem bu kadar istenmiyoruz yüreğim,
Hadi kalk toparlanalım
Biliyorum
yükümüz de ağır,yaramız da
Topla düşlerle üşüdüğümüz ne varsa
Sicime dönüşen yaşlarını,
Bir esmerlik
ancak bu kadar yakışabilir geceye
Hani nerde ?
Ay bile utangaç
Gülüşün bıçak gibi
Küstüm işte,
oynamıyorum
diyen çocuğun
cebindeki misketler gibi
soluklaştırıyorum renklerimi
Bir sonraki sokakta
Kendi esintisini yitirmiş bir rüzgar gibi
anlamsız duruyor zaman
Oyuncağa uzaktan bakmak zorunda kalan
bir çocuğun takviminde
Yarası çoğul acılar hükümdarlığını ilan eden
bir yürektir sol yanın
Adınla başlamak
umuduna sarılarak uyandığım sabahlara
Güneşin ilk tılsımını
suyun beyazını
zeytinin karasını
ekmeğin buğusunu
Bir mevsim daha örtüyor yüzünü vakitsiz
Ömrümün çıplak
ömrümün kalabalık
ötesi çocuk
berisi ihtiyar takvimimden
Ezê bajarkî ava bikim
ji min û tera
Ezê dili xwê bikim bazar û dikan
lê sûka wîda
Ezê dengê zarûktîya bê qirêj
belakim teva qada
Babamın ağaran saçlarında
seni düşlemek ne acı
Sözleri unutulmuş,
notaları kırık bir şarkı gibi
ve annemin
ihtiyarlığa teslim etiği gül yüzünde
Siyah olduğu için mi karanlık
karanlık olduğu için mi siyah
yoksa aynı şey midir ikisi
Yolları kesişmiş bir yoldaşlık benzerliği mi
aydınlığı yutarak adımlayan
Zulüm koktuklarından
Dudaklarımın çizgilerinde
dolaşan sokaklara çığır
Yüreğinde resim edildiğim ıslığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!