Hayat bilinmez bir patikadır dostum
Adımlar gülüşlerin panzehiri
Zaman nazlı bir nehirdir
Aktıkça ütopyan aşınır
Turnalar küser,
Kıyısı olan bir tenhalıkta olmalıyım
Yalınayak serpeceğim ıslak ılık kumlar olmalı
Dalı suya eğilmiş ağaç gölgelerinde
susuzluğun hikayesi silinmeli
Fesleğen kokuları
tenime dökülmeli
Gözlerimin ışığa yorgunluğu niceydi
Kağıttan sandallarım batık
Ayazına yalınayak koştuğum mevsimlerdeyim
ipsiz bir uçurtmaydım fırtınalarında
Ömrümün Geri sayımı başlamıştı
bu hüzünbaz geçmişime
Bilet bedeline aldılar gülüşlerimi,umutlarımı
sürüklendiğim yolculuklarda
Toz duman yorgunluğuma
Kabuslardan arta kalan
teri akıtıyorum
Vaktin hangi haliyle karşılaşırsam
Toprak damlı evlerin
titrek çıra alevinin karartısında
saklı bir başlangıç ömrümüz
Dünyanın bir ucu
arka penceremizde görünen dağın zirvesi
Diğer ucu
Bir telaş sardı beni
Akşam kızılında
İki sandalye birinin ayağı eksik
Közde biber ateşte semaver
Kedimde kıskançlık
Senin doğuşun
Baharın varoluşuna sebep
İçinde mutluluk denen
çiçeklerin can bulduğu
Sen doğdun ben var oldum
Küçük avuçların hala aklımda
Çocukluğumdan uyanışım bir hayli zaman oldu
Koşarak geçtiğim mesafeleri titrek adımlarla,
yalpalaya yalpalaya geçiyorum şimdi
Ayaz iklimler yerleşik bir ebediyete erişmişken
yalınayak bir öksüzlüğün savunmasızlığında kaldım
Bayramlık giymenin heyecanı değil
Sen ki yüreğimdeki denizlerin maviliklerinde
yıkadın yüzünü,ellerini
her ağlayan çocuğun yanaklarını
Kayıklar yüzdürdün
fırtınasız,dalgasız,
salına salına huzura erişmiş uykularla
Yokluğuna uzanan bir güzergahın
yolcusu olmak
Siratı yıkılmış bir mahşer takviminin
azabına asılmaktı sevgili
Kötürüm hasretlerin ağlarında
çırpınan bir balıktım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!