İğde kokulu yarim hüznümün ayı doğdu,
Kaç asır sayamadım, çöllerim kurak geçti.
Düşsüz serap elim tuttu,
Törpüsüz kaldı yanım.
Güneşim hiç açmadı,
Sibir Dağında kaldı.
Ömrümün sürgününde kaç dilber beni buldu,
Dut ağacı meyvesi, ateşinde pekmez şimdi.
Kolay değil aşk yolu,
Nice aşık zayi oldu.
Kör, şaşı gören değil;
Aşkı yaşayan kuldu.
Gönül, hissiyle uzandı, gönülde arşı buldu.
Leylaklar Leyla oldu, kokusunu salınca,
Gölgesinde dinlenen aşığı Leyla oldu.
Aşkın kokusu çarpar delikanlım, yüreklim,
Bu meydan aşka çaldı, ne yürekler aldı.
Düşüncesiz samimiyet, teslimiyet sonunda:
Hakdan doğan ilhamla, olsun senin irfanlar.
Ben Leylak’a aşık oldum, benim yarim, benim yarim
Yersin beni erenler Leylak dalı: çiçek oldum.
Aşka binen aşık yalnızlığa gark oldu
Yanan aşkın oduyla toprağa hem yar oldu
Önce ahlak diyenler rıhtımda sessiz gemi
İlim irfan yolunda aşıklar kendini buldu
Kal kalan meyve yenmez hal lisanı, dili buldu
İğde kokulu yarim Leylak duran asilim
Şimdi bana söyle sen aşıklar kimin oldu?
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 11:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!