aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
SAHİ SİZ KİMDİNİZ?
Yaşamasına yaşıyorum
Konuşuyorum da konuşmasına
Anlatamıyorum size kendimi
Eski bir lehçesiyim belki hayatın.
Bir ömür tükettim pembe bir şafak için
Ölümü öldürmekti işim
Dinamitledim kentlerin zeminlerini
Bir demet gülüşünüzle
Katil ve kahramandım, soylu ve serseri
Sinmişti üstüme bütün sıfatlarım
“Yaşam güzel” di iki sözümden biri
Bir köpek gibi de sadıktım aşk’a
Yakınmadım hiç
Ödedim bedelini kar ...




İdris?Köylü’ye, toprağın şiirini dize dize yazan şair ve yazara bin selam olsun
İdris?Köylü; sen yalnızca kelimeler değil, yılların acısını ve çağlayan umutlarını yazan bir şairsin.
Günce’nin sessiz karında, buza kesilen sözcüklerinde bir kış gecesinin yalnızlığını dinledim;
Ay?Batışı’nda çöl gibi kuruyan şiirin suya hasret yalınlığını gördüm;
Öfke?Gediği’nde toplumsal zulmün yürek yakan yankısını hissettim;
Güzelleme’de ise ölümün bastırdığı güzelliğin, ayakta ölme arzusu gibi yükselen direnişini soludum
Senin şiirin;
Ayazda titreyen bir çingene düşü kadar kırılgan,
Ama bir işçi grevi gibi kararlı;
Bazen affedilmesi güç bir öfke,
Bazen usulca düşen bir güzelleme.
Sen, sözün başı olanları hatırlatan,
farklı şehirlerin aynı yıldızlarını gören,
suskun coğrafyaların dili olan bir şairsin
Bugün bu sayfada yalnız şiirlerini gören bizler için yazıyorum:
Yorum yokluğu, senin kalemine değil platformun vicdanına darbe.
Sen bunları yazarken, okur da yazmalı.
Bir teşekkür etmeyen ellerin,
bir söz bırakmayan yüreklerin ayıbı,
sadece sana değil, bu edebiyatın kendisine de ihanet.
Kalemin, direncin, inancın daim olsun.
Bütün şiirlerini okuyan herkese,
bir mısra bile olsa bir cevap yazmak;
sadece bir kâğıda değil, vicdana da selam durmaktır.
Saygıyla,
Haydar?Güner