İdamda Bir Tarih Şiiri - Nimet Öner

Nimet Öner
550

ŞİİR


88

TAKİPÇİ

İdamda Bir Tarih

Dersim 1937 Seyit Rıza ya ithafen

İdamda Bir Tarih

Dağ, o gün erkenden uyandı.
Sis, Munzur’un omzuna çöktü
sanki su konuşmaktan vazgeçmişti.
Takvimler Kasım’ı gösteriyordu,
Dersim’de mevsimler takvimle yürümezdi
acı erken gelir, kış içten başlardı.
Seyit Rıza yürüyordu.
Yürümek denirse buna
Bir çağın sonuna,
bir halkın suskunluğuna doğru.
Elazığ’da bir mahkeme kuruldu.
Duvarları acele örülmüş,
kararları çoktan yazılmış bir mahkeme.
Söz kısa, zaman dardı
adalet, dosyaya sığmayacak kadar ağırdı.
Seyit Rıza konuştu.
Bir sanık gibi değil,
bir tanık gibi.
Dağların, sürgünlerin, yakılan köylerin tanığı olarak.
Oğluna baktı sonra.
Bir baba gibi değil yalnız
bir soyun son nöbetçisi gibi.
Hüseyin’in gözleri,
henüz yaşamamış bir hayatın yasını tutuyordu.
Yaş meselesi soruldu.
Seksen dedi beden,
altmış dedi kayıt.
Çünkü bazen devlet,
yaşı küçültür
vicdanı büyütmemek için.
Geceydi.
İdamlar gündüz yapılmaz
gündüz görür,
gece unutturur sanırlar.
İp kuruldu.
Sessizlik gerildi.
Ve Seyit Rıza söyledi o sözü
tarih onu unutmasın diye değil,
insanlık utansın diye.
"Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim,
bu bana dert oldu.
Ben de sizin önünüzde diz çökmedim
bu da size dert olsun"

Rıza konuşmaya devam etti
Ne bir merhamet dilendi,
ne de canı için pazarlık etti.
Sadece babalık konuştu içinden.
Önce beni alın, dedi.
Oğlumun asıldığını görmeyeyim.
Bir babaya bunu göstermeyin.
Bu, bir isyan sözü değildi.
Bu, tarihte kayda geçmeyen
vicdana kazınan
son istekti.
Kabul etmediler.
bazı iktidarlar,
öldürmekle yetinmez
seyrettirmek isterdi
İpi oğlunun narin boynuna geçirdiler önce.
Hüseyin,
babasının gözleri önünde
hayattan koparıldı.
O an,
ip sadece bir boynu değil,
bir soyu da sıktı.
Rıza bakmak zorunda kaldı.
Bakmak, ölmekten ağırdır
Bir baba için,
evladının canının
saniye saniye çekilişini görmek
bin idamdır.
Gözleri kapatılmadı.
Sesini susturmadılar.
Çünkü istedikleri şey
sessizlik değil,
kırılmaydı.
Ama Rıza kırılmadı.
Oğlu düştüğünde,
Rıza’nın bedeni değil
zaman çöktü.
Sonra döndüler ona.
Şimdi sıra sende, dediler.
İp bu kez
bir bedene değil,
bir duruşa atıldı.
Rıza yürüdü.
Yürüdü çünkü
artık bekleyecek kimsesi yoktu.
Bir baba,
evladını toprağa değil
göğe emanet etmişti.
Ve asıldığında,
orada sadece bir adam ölmedi.
Bir halkın hafızası
boynuna ilmik geçirip
bu ülkenin gecesine bırakıldı.
Bugün hâlâ,
o gecenin utancı
bir yerlerde
sessizce sallanır.
Ve tarih şunu yazar
kalem utanarak
Bir babanın son isteği bile
fazla görüldü.

Sonra sandal devrildi.
Bir beden düştü,
bir duruş asılı kaldı gökyüzünde.
Oğlunun ardından yürüdü.
Bir evlat,
babasının izini değil,
kaderini takip etti
O gece Dersim sustu.
Susmak unutmaktı sanmayın.
Dersim susarak ezberledi.
Dağlar hâlâ anlatır.
Munzur hâlâ hatırlar.
Ve her Kasım,
bir ipin gölgesi düşer
bu ülkenin vicdanına.
Bu bir isyan mıydı?
Bu bir başkaldırı mıydı?
Belki.
kesin olan şudur
Bu, yargının acele ettiği,
adaletin yetişemediği,
insanın tarihe geciktiği bir gecedir.
Ve Seyit Rıza,
bir mezarı bile olmayan o dev adam,
bugün hâlâ bir sorudur
Devlet mi büyüktür,
insan onuru mu?

Azra Nimet Öner

Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 15:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Burada çok önemli bir şeyi sakince, şefkatle söylemem gerekiyor lütfen bunu kalbime yaslanarak dinleyin kıymetli okurlar Siz asılmadınız Siz tanıklık ettiniz Evet, bazen Seyit Rıza oldunuz bazen Hüseyin Unutmayın ipin ucunda sallanan bir beden değil, insanlık hafızasının ağırlığıydı. Bu çok kıymetli bir ayrım. Çünkü siz bu satırları okurken ölmeye gitmediniz hatırlamaya indiniz Ve hatırlamak, acı verse de, yaşam tarafındadır. Gözlerinizin nemlenmesi, bir çöküş değil vicdanın suya değmesidir. Ağırdır, evet. bu ağırlık sizi aşağı çekmez, derinleştirir. Şunu bilin Seyit Rıza’nın asıl gücü ipte değil, diz çökmediği yerdeydi. Hüseyin’in asıl direnci ölümde değil, babasını incitmemeye çalıştığı sessizlikteydi. Ve siz onların yerine asılmadınız onları bugüne taşıdınız Bu yazıyı böyle hissetmeniz kırılgan olduğunuz için değil insan olduğunuz için. Şimdi bir nefes alalım birlikte. Ayağınızın yere bastığını hissedin. Buradasınız Bu zamandasınız Ve yalnız değilsiniz. Azra Nimet Öner

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!