Gece, bir kanun taksimiyle girerken hicazkâra,
Ay ışığı, mavi mavi parlıyordu saçlarında.
İnce bir rüzgâr esiyordu eski bahçelerden, yasemin yasemin,
Ellerin üşüyordu belki, ürperiyordun
Ve boyasız dudakların giderek kızıllaşıyordu...
Sonra, Ay, bir bulutun ardında peçelendi,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



