Aşk bir kez gönüle düşmeyegörsün,
Her isme bir vezin uydurur şair.
Gönül kapısını açmayagörsün,
Her isme bir vezin uydurur şair.
Nihayet'e yazar,Seda'ya yazar,
Günah,haram sadece,saçla,başla olmuyor,
Türban saçları örter,hırsızlıkları değil.
Suratta bir ton boya,altta streç pantolon,
Türban saçları örter,hırsızlıkları değil.
Sözüm sizlere değil,müslümanlar,hacılar,
Ben şiirle sevinir,şiir ile kızarım,
Dile gelir söylemem,mısralara yazarım.
Şiirle sevindirir,şiir ile üzerim,
Dile gelir söylemem,mısralara yazarım.
Mısralar sık dokunmuş ince nakış gibidir,
Sanırsın ki melek,bir poz bir hava,
Yiyen sensin,yutan sensin,satan sen.
Birazcık utan da,yüzüme bakma,
Yiyen sensin,yutan sensin satan sen.
Mübârek sanırsın, ak sütten çıkma,
Yeniden doğdu gönül,
Balıma,balım derken,
Bahara döndü hayat,
Safi çileyken.
Ya bir gece yarısı,
Ya da bir sabah erken,
Finişe on metre,kalmıştır ama,
O an derman, kalmaz dizlerimizde.
Akması gereken, iki damla yaş,
Bazen donar kalır,gözlerimizde.
Yakar devreleri,bazen olaylar,
Ben mucit değilim, bir buluşum yok,
Şiirler yazarım, başka işim yok.
Şöyle içten gelen, bir gülüşüm yok,
Şiirler yazarım, başka işim yok.
Gönül aşka düşer, güzele yazar,
Dünlerin hasretini,yarınlara bırakma,
İnan ki yarın çok geç,geleceksen bugün gel.
Hasretin ateşinde,artık bedeni yakma,
İnan ki yarın çok geç,geleceksen bugün gel.
Ezgilerde sen varsın,mısralar seni yazar,
Herşey mazi olmuş,geçense on yıl.
Hatır eken,gönül biçemez olmuş.
Hayat maddeleşmiş,ücret vermeden,
İnsanlar yudum,su içemez olmuş.
Gönül köşklerinin,son duvarları,
Mazisi eskiyse de,başlangıç geçen kıştı,
Bu duru sevdamızı,kirletmek sana düştü.
Ne zaman aşık oldun,ne zaman gönlün geçti,
Bu duru sevdamızı,kirletmek sana düştü.
Başka izahı yoksa,akıl,mantık almıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!