Hergün geçer bu yoldan
Yaka paça darmadağın
Bu yoldan vazgeçirmez onu
Ne para ne armağan
Nereden gelip nereye gittiğini
Ne yiyip ne içtiğini
Giripte mutfağa yemek yapışım,
Kılıbıklık değil,kıymamaktandır.
Binbir vaad ile,zor ile aldım,
Verdiğimiz sözden caymamaktandır,
Kimi elmas bulur,kimisi altın,
Bir hazan mevsimi Kasım ayında
Şu dünyaya doğan nur gökçeçiçek
Aşkıyla nefsimi terbiye için
Tanrı'dan yollanan kul gökçeçiçek
Mantığa yanlıştır, duyguya doğru
İletişim çoğaldı,özlem hayli azaldı,
Hasret çeken kalmadı,güzelim bizden gayrı,
Bizde de bir zamanlar,sohbet,muhabbet vardı,
Hasret çeken kalmadı,güzelim bizden gayrı.
Başladı sende sancı,bir gün inceden ince,
Sanmayın Aslı'da ya da Kerem'de
En mukaddes sevda belli ki bende
Hikaye aynıdır Ferhat - Şirin'de
En mukaddes sevda belli ki bende
Gülün de hasreti bülbülü kadar
Tenine yakışır,bedeni sarar,
Yeşil elbisede,bir kerâmet var.
Bir gece görmese,gözlerim arar,
Yeşil elbisede bir kerâmet var
Giyer de yaşili,ortama uyar,
Üç kısa cümlecik üç kurşun gibi
Telefonda mesajın bir hışım gibi
Yaşıyorum ama ölmüşüm gibi
Ruhuma fatihayı kendim okudum
Geç çıktın karşıma çabuk kayboldun
Büyük laf mı ettim sevdadan yana?
Bu sevda yükünü yükledin bana
İçime yaktığın ateşten ona
Kül ver, o da senin kulun değil mi?
Yol göster, aşayım yüce dağları
Bir tatlı gülüşün peşinde hergün
Koşup yorulduğum gençlik yılları
Bir güzel uğruna oturup hergün
Hayaller kurduğum gençlik yılları
Gece yarıları loş sokaklarda
Benimle uğraşmak, senin neyine,
Uğraşma benimle başkasına çat.
Üç kelâmda sinir fırlar beyine,
Uğraşma benimle başkasına çat.
Çenem açılırsa susturamazsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!