Bomba gibi düştün hayat yoluma
Açtığın çukurda çırpınıyorum
Ola ki rüzgârla duyulur diye
İsmini rüzgârdan sakınıyorum
Bir bakışta alt üst ettin dünyamı
Sıkıntı, derdimi ondan gizleyip
Cânâna sevgimi vermeye geldim
Derdi, kaseveti, kalbe kitleyip
İyiyi, güzeli görmeye geldim
İçimde kopuyor ne fırtınalar
Ne fazla mutluyum, ne fazla mutsuz
Ne fazla umutlu, ne de umutsuz
Günüm ne güneşli, ne de bulutsuz
Ömür denilen şey geçiyor gülüm
Fena değil hayat, idare eder
Bir elinde kokladığı üç beş tutam saç
Bir elinde içmediği bir kutu ilaç
Ne ağzında diş kaldı, ne başında saç
Tatlı bir tebessüme, sevgiye muhtaç
O ki, doğduğu gibi öldü
Gönlü zengin, karnı aç
Bendeki sevdayı size anlatsam
Bülbülün gül için coşması ne ki
Suya çevirsem de onu çağlatsam
Aras'ın baharda taşması ne ki
Yanık bir türküye çevirsem sazla
Onun gözü yaşlı, gönlü yaralı
Üç gün önce geldi, değil buralı
Ben de dertlerini sordum soralı
Bir garip tebessüm çöktü yüzüne
Her pınarın bir adı var,
Senin adın nedir pınar.
Her yürekte bir od yanar,
Senin adın nedir pınar.
Gürül gürül akanmısın,
Beni sana bağlayan sevginin gücü
Belki ödediğim onun bedeli
Hergün biraz daha tüketir ama
Mutluluk ta verir, derdi, kederi
Sıkıldım milyonlar sıkıldım sizden
Vatanım Tokat'ı göresim geldi
Aşıp Çamlıbel'i Kızıl İniş'ten
Geyras üzerinden varasım geldi
Behsat Caddesinde fırına varıp
Yanardağ püskürmesi,içimde ki bu sevda,
Her bir hücremi tek tek,lavları yakacaktır.
Bu volkan gönüldedir,gönül ise bedende,
Kaçışı yok gözlerim,çaresiz bakacaktır.
Yüreğim halen bir çift,tatlı söze kanarken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!