Bilimin adının bile yabancı durduğu küçük bir kasabada yaşıyorum. Burada soru sormak bir merak değil, bir risk olarak görülür. İnsanlar bilgiyi aramak yerine kabullenmeyi seçer; akıl, çoğu zaman hurafenin gölgesinde kalır. Din güçlüdür ama sorgulanmaz; doğruluğu tartışılmaz, anlamı üzerine düşünülmez. İnanç, özgürlükten çok bir sınır gibidir.
Bu kasabada düşünmek sessiz yapılır. Yüksek sesle sorulan her soru, bir huzursuzluk doğurur. Bilime yönelen bakışlar şüpheyle karşılanır; farklı düşünen, farklı hisseden insan yalnızlaşır. Kelimelerimi ...
Yıllarca yalanlarla büyüttüler beni
Herşeyin yapı taşı atomdu hani
Öyle değilmiş,
anladım görünce seni
Yıllarca yalanlarla büyüttüler beni
Herşeyin yapı taşı atomdu hani
Öyle değilmiş,
anladım görünce seni
Gözlerin ufukta, ben hâlâ seninle yanarım,
Kalbim sessiz çırpınır, her gece sana ağlarım.
Ruhumda bahar açtı, dallarım kırık kaldı,
Seninle dolu gecem, hüsranla kararır, donarım.
Bilimi yaktın,
Külüne taktın,
Aklı susturdun,
Bilmediğini Tanrı diye andın.
Soruyu zincirledin,
Doğu Türkistan ağlar, gök bile duman,
Dağ taş şahidimdir bu sessiz ferman,
Zincire vurulmuş bir kadim vatan,
Adı haykırırken susturulan can.
Bir çocuk bakar ya göğe her zaman,
Düşündüğüm için mi incindi cânân,
Sükûtumda gizli idi bin feryâd u figân.
Bir nigâhın düşseydi gönlümde gülistân,
Şimdi virânemde eser yok ne nûr ne de nîşân.
Toprağın kanla sulandı, yürekler yanıyor,
Evler yıkıldı, gözler hüzünle doluyor.
Ama sabır var, umuda tutunuyor her el,
Karanlık gecede bile ışık sızıyor, gizlice bel.
Sabır dediler bana, sabrım kalmadı,
Ateş düştü bağrıma, közüm solmadı.
Gecem uzun, derdim dinmedi,
Yoruldum ey gönül, yüküm azalmadı.
Bilimi sevdim diye huzur bozan oldum,
“Niye?” dedim diye sınır aşan oldum.
Soru günah sayılan bu sessiz çağda
Ben merakı seçtim, bedeli baştan oldum.
Sabır derler bana, sabrım tükenir
İçimdeki ateş her gün büyür
Geceler uzar da gönlüm sökülür
Bu derde dayanmaz canım, neyleyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!