Tamam olamamış bir coğrafyanın
Kırılgan çocuklarıyız
Yarım kalmış sevdaları, kırılgan türküleriyiz.
Ağlamaklar biriktirmişiz başucumuzda
Gülmeleri unutmuşuz çoktan
Ve zaten
Bir ucu keşkeye
Bir ucu çakılı bir köprünün
Üstündedir ömrüm.
İçten gelenle
Elden giden arasındaki kapanmayan
Mesafelere dargınım.
Soğuk ve bir o kadar da asil,
Heybetinden bir şey eksik etmeyen kara bulutlar gibisin.
Akdeniz’in yazına inat vazgeçmez misin ayazından?
Nice duygularla sana eşlik edip koynunda yatmaya çalışan sıcak yürekleri üşütmeye utanmaz mısın?
Bin bir rengin güneşin doğuşuna eşlik edeceğini mi kıskandın yoksa?
Yapma!
İnsanoğlu
Valize gerektiği kadar
Eşya
Hayatına gerektiği kadar
İnsan almalı..
Fazlası yük ve ziyan.
Gülüşünde
Gecenin yıldızları
Sesinde dudaklarda dökülen binlerce seda
Deli dolu yaşlar ve anlayışımda
Sonbahar mevsimini
Küskün zamanı
Anlamını yitiren yerlere
Veda etmek gerek.
Hatır gönül bilmeyenleri
Hatırdan silmek gerek.
Ruhu ve şahsiyeti incitenleri
Terk etmek gerek.
Geceden sana sesleniyorum
Gecenin saatleri akbabalar gibi
Üşüşüyor yüreğime
Üç beş sözcük koparmak için
Ellerim kağıda çivilenmiş
Dudaklarım bir türlü söyleyemediği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!