Özlüyeceğim buraları
Yüreğimde kor gibisin
Kaşıyacağım yaraları
İnceldigi yerden kopsun
Yerinde yeller esiyor
Bir bir umudumuz kesliyor
Gayrı bize sivasta yalan oldu
Bu sene gönlüm sılayı arzuluyor
Gözlerim yol çeker oldu
Günlerimi doldurdum gurbette
Çoğu gitti azı kaldı
Şu benim ömrümüm
Yazı gitti güzü kaldı
Şu benim ömrümün
Çiğ düştü saçlarıma
Suyumu çıktı sivasın
Niye bırakıp geldiniz
Madımağı yemliği çok ararsınız
Suyumu çıktı kanğalın
Kuşlar birer birer uçtu gitti
Ekmeğime taş koydular
Kırılmadık dişimmi kaldı
Biz açken onlar doydular
İnsandan vicdanmı kaldı
Gelen gider sallar taşı
Duvar ördüm üç sıra tuğla
Hayranım yar boyuna posuna
Yol üstünde uyumuşta
Yüklüktedir döşeği
Yolda yürür yalın ayak
Şehirlerde zerhir yiye yiye
Ekmeğin suyun tadını unutmuşuz
Köylerde ne var diye diye
Sanki kırk yıllık yabancı olmuşuz
Nicelerine dost diye sarıldım
Hepsi kara yılan çıktı dost
Düşenin elinde tutdum kaldırdım
Kalleş gibi sırtımda vurdu dost
Sinsi planlar kurdu ardımdan
Dur durak bilmiyor yıllar
Seneler gelip geçiyor
Mevsimler geldi geçti
Kışımış benim ömrüm
Başladı yaprak dökümü
Yalancıya mum olmuşsun
Yanar dönersin dünya
Kötülere kul olmuşsun
Yanar dönersin dünya
Adamlık dillere düştü
Kalemine sağlık