Saray yolu incedir,
Koyu gölge gecedir,
Benim çaldığım çalgı
Üç telli kemençedir.
Saray yolunda sessiz,
Sarı saçlı sevgilim,
Sana yetişmez elim,
Elmalı yanaklardan
Tat almasın mı dilim.
Sen alnımın terisin,
Bir zamanlar bir dertli arkadaşım vardı,
Yüreği yanıktı amansız hastalığı vardı,
İçine kapanık dertli dinler konuşmazdı
Güldürdüm kızdırdım şükür gülüyor artık.
Ne derdin var dedim söylemedi sustu,
Yıl bin dokuz yüz yetmiş bir,
Amasya'da doğmuş kız fakir,
Şebnem benim sevgilimdir
Şebnem'e yan bakma şakir.
Ayın dördü şubat ayı,
Arkadaşlar Bırakın malı parayı,
Açık bırakmayın kapatın arayı,
Gezme sağı solu gel gör burayı
Bekliyor bizleri Şekerin Sarayı.
Deniz Yiğit Bitirim Şeker Şeker,
6 Ekim iki bin on bir perşembe sabahıydı,
Gece vakti saat on iki kırk beş, bir civarıydı,
Kırmızı telefon çaldı arayan kodlu müşteriydi
Kod otuz iki yirmi beş kurultay yirmi yediydi.
Vardiya arkadaşı çekyata uzanmış uyuyordu,
Duydum bu gün selin doğmuş,
Doğmuş iyi ki de doğmuş,
Ne yazık ki akıl yokmuş
Doğum günün kutlu olsun.
Bizim Selin biraz deli,
İki kardeş çok seviyor Müslüm Gürsesi,
Onunla alıyor veriyor tüketiyor nefesi,
Müslümleri gitti Allah rahmet eylesin
Kendi gitti kaldı unutulmaz yanık sesi.
Biri küçük kardeş Bitirim Şeker Şeker,
Sarı kırmızı gülümsün,
Kadim dost erik gözlümsün
Öten kuşum bülbülümsün
Benim her iki gözümsün.
Kar örtüsü beyazımsın,
Art niyetle seni gören,
Tuzak kurup çorap ören,
Ha benim ha senin yören
Kimse ölsün olsun tören.
Canım diyen canı çıksın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!