Kangosu vardı kango satılmayacaktı,
Günayın duvarına fotoğrafı asılacaktı,
Durak var oldukça baş tacı olacaktı
Niyazi durağı sattı planı askıda bıraktı.
Günay el değiştirdi yeni düzen kuruldu,
Günün tarihi iki bin on bir iki haziran,
İlk defa bağlandı çok üzüldü ramazan,
Yolcu kandırıldı diye oyuna geldi biran
Habersizdi bahadır imzaladı oldu olan.
Haksızlık yaptılar diye direndi inat etti,
Can kardeşim remzi şimdi,
On üç eylül senin miydi,
Söyle mutlu musun şimdi
Doğum günün kutlu olsun.
Can kardeşim Remzi şimdi,
Bakar mısın buraya,
Koy yemeği sofraya,
Karnım fena acıktı
Gücüm yok dayanmaya.
Yemeği tez getirin,
Harap olma dayan gönül,
Dayanırsan koklarsın gül,
Gül koklamak büyük ödül
Sabret gönül dayan gönül.
Sabrın sonu selamettir,
Bizler kendi halimizde şöyle oturuyorduk,
Birden bire çok büyük bir gürültü duyduk,
Ne olduğunu anlamadan yerimizde donduk
Anladık ki deprem Sabri’nin depremiymiş.
Sekiz dört şiddetindeki deprem Sabri’nindi,
Yıl iki bin on üçüncü ay yani marttı,
Sabri Manisa’da çalışan bir ırgattı,
O günlerde kafamız sakin çok rahattı
Sabri’nin yokluğu hem huzur hem hayattı.
Sabri Manisa’dan İstanbul’a geldi,
Yedi gündür uyumadım,
Ağzıma lokma koymadım,
Gece gündüz hep ağladım
Senin için nazlı yârim.
Ortağımla kavga ettim,
Bu gece de seni gördüm rüyamda,
Hala vardın duruyordun dünyamda,
Benim idin benim olmuştun yine
Bir kuş gibi tünemiştin dalımda.
Anladım ki beni hala unutmamışın,
Ne aşkın ne farkın
Ne aklın ne saklın
Ne gelişin ne gidişin
Ne içişin ne sevişin
Ne sesin ne nefesin
Ne ismin ne cismin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!