Eskiden bir Salih vardı,
Yetişmiş taze fidandı,
O gencecik bir civandı
Felek onu bizden aldı.
Ata binmeyi severdi,
İlki askeri inzibat kulübesi,
İkincisi E tipi kapalı cezaevi,
Bazen kıyametler koparıldı
Bazen oldun neşe bahçesi.
Hey gidi seni Günay Taksi
Yirmi üç ekim iki bin on bir gün ortası,
Öğleden sonra saat bir buçuk iki arası,
Van’ı yerle bir etti depremin yüz karası
Yüzlerce ölü binlerce yaralı dinmiyor acısı.
Her taraf enkaz kayboldu nice canlar,
Hatun unuttu bizleri,
Aç bıraktı üçüzleri,
Ne meraktır bilmiyorum
Kaçırmıyor dizileri.
Tüm kanalları tarıyor,
Allah’ım bitsin bu savaş,
Barış gelsin yavaş yavaş
Hep beraber yaşayalım
Dünya hepimizin kardaş.
Anacıklar ağlamasın,
Kardeş abla ağabeyim,
Ana baba göz bebeğim,
Ufkum benim tek ümidim
Sensin benim Öğretmenim.
Doktorların Mimarların,
Para pula tapanlara,
Mal peşinde koşanlara,
Dosta kazık atanlara
İstanbul bir özgürlüktür.
Sarhoşlara sersemlere,
Bir yıl oldu ben yalnızım,
Ne edeyim kararsızım,
Şarjım bitti beynim durdu
Hiç fikrim yok çaresizim.
Artık beynim çalışmıyor,
Amcamın bir kızı var,
Yanağı al elma nar,
Benim şu deli gönlüm
Onun aşkıyla yanar.
Amcamın küçük kızı,
Şirinevler meydanında,
Fetih parkın bir bankında,
Tekim kimse yok yanımda
İstanbul Fetih parkında.
Tek başıma ben parktayım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!