Gece, her hengameyi avucunda saklayan ürkek zamanların limanı.
Vakit, sığıntı aşkların birer birer demir aldığı ayrılıkların hüzün vakti.
Hoyratça tüketilen ömürler, göz yaşlarıyla yıkanıp kefenleniyor yanlızlığa.
Ve ruhuna okunan bin “Ahh” lı feryatlarla defnediliyor zamana.
Elde kalanlarla avunmaya mahkum edildi hep geride kalanlar.
Yarınlara rehin bırakılan dünlerden kalan “keşke”lerle yamanmış hatıralar,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Önce hikayeler yazıldı, sonra uyduruk kahramanlar peydahlandı
Ve acının en okkalısına “aşk” dedi hayat.
Öğrendik ki, ayrılık her başlangıcın yazgısıydı..
İşte, zaman bizi böyle kandırdı…
hak veriyorum size.. yüreğinize sağlık
Biz kanma heveslisi olunca zamanın işini kolaylaştıryoruz gibime geliyor.
Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta