Yalın ayak, baş kabak, hüzün dolu çöllerden,
Gidiyorum meçhule, Bağdat değil, Şam değil.
Serap görmem mazurdur, uzaktayım göllerden,
Bu Leyla, Mecnun gibi, bir efsane nam değil.
Bata çıka yürürüm, dertlerim kalkar şaha,
Dermanım tükeniyor, gayret gerekir daha,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta