Gurbetinde yandım od bulamadım
Ateşine kandım şad olamadım
Nimetine bandım tad alamadım
Kullarını andım ad olamadım
Vardır garip kulda bilmem bir noksan
Gel etme nazlı yar gitme gurbete
Soldurma gülleri öldürme beni
Güvenme feleğe düşme illete
Soldurma gülleri öldürme beni
Dağlardan bellerden aşırma beni
Zeytin gibi ömrü uzun olan yâr
Beklerim yolunu ölene kadar
Her nereye gitsen dünya sana dar
Beklerim yolunu ölene kadar
Su istedi gamsız gözüm selinden
Vurulmazsa gönle sıkıca bir gem
Durulacak liman olmaz hiçbir dem
Durmadan verirsen önüne bir yem
Durulacak liman olmaz hiçbir dem
Sulanmayan güller koku saçar mı
Sabah olur akşam olur
Dünya döner giden olur
Düğün olur bayram olur
Devran döner gelen olur
Yolcu gardaş kanma sakın
Dökülür dilinden inciden sözler
Gönülden gönülü inci ten özler
Sevdanın yolunda inciten gözler
Gönülden gönülü inci ten özler
Süzülür endamın hülyalı gözde
Kuşluk vakti vardım, semt pazarına
Tezgaha dizilmiş, mallar gördüm ben
Nar satar oturmuş, taş üzerine
Helal lokma yutan, kullar gördüm ben
İlker Gülbahar
"Var" lıkta "Var" lığa kansın bu gönül
"Yâr" lıkta "Yâr"lığa yansın bu gönül
"Ar"lıkta "Ar"lığa bansın bu gönül
Var olsun yâr olsun ar olsun gönül
Sel olsun sal olsun düşen yaprağa
Aşağıda fazla durma
Gel beraber seyredelim
Cana öyle lafı vurma
Yukarıyı devredelim
Denemek de fayda vardır
İlker GÜLBAHAR
Güneşle bir başka Ay'la bir başka
Çeşit çeşit tonda görünür renkler
Kandilden bıkınca her bir mıntıka
Koyu karanlığa bürünür renkler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!