Boşa kafa yorma, anlıyamazsın
Karmakarışıktır müşriğin dini.
Kırk yıl geçse bile tanıyamazsın
Kalpten söküp atmaz nefreti kini.
Keramet kendinde, kusur eldedir!
Doğruyu bilirsin, doğru da dersin,
Ne hikmettir bilmem? İşe yaramaz.
Bilen birisi de bir yanıt versin,
Neden dürüst insan? Karşı duramaz.
Haksızlar yüzsüzler çıkar ortaya
Yüzsüzlük, dert değil, safi marazdır,
Çünkü; yaşam tarzı olmuş bizlere.
Bu anlayış elbet, halka garezdir,
Kurtulda, göğsünü gez gere gere!
Yalancı, yalaka arsızdır serde,
Koca Yunus der ki, yolu sorana,
Bu gün şu sözlerin arttı değeri.
"Şeriat, tarikat yoldur varana,
Hakikat, marifet andan içeri"!
İnsan kendisine bir yol ararsa,
İhanet göründü sadakat bitti
Zarardır geçmişe ağladığın an.
Halbuki sadakat güzel ümitti
Umudun kayboldu bağladığın an.
Gücünden fazlayı bekleme ondan
Bir avuç çamurdur insanın özü,
Özümüz bu demez, üstünde zıplar.
Hoyratça yaşarken kızarmaz yüzü.
Yıkımı zararı dünyayı kaplar.
Üstelik kibirli burnu havada,
Yorgun dinlenmezse çöker aniden
Kolay kolay kalkmaz dermanı gider.
Kalksa dahi felek yıkar yeniden
Son kalan dermanın olanı biter.
Elbet eskilerde ustalık vardır
"Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet andan içeri".
Sakın ha kızmayın ayrı durana
Canını sıkmayın candan içeri.
İman surlarında açmayın gedik
Sonsuz kudret sahibisin,
Zikreylerim koca Tanrı.
Cümle var'ın hamisisin,
Tapmam başka güce Tanrı.
Alemlere bakıyorsun,
"Kendini bilmezler sana laf atsa
Selam sana deyip ayrıl oradan".
Azgınlar güruhu yola saf tutsa
Çıkış yolu bulup kurtul aradan.
Kalbi katı, gönlü kara olanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!