çocuğun üstünü soyan anası
oğluna demiş ki " git soy ananası
bıçakla keserek getir bir dilim
evlat şekerim var kurudu dilim"
oğlu der "sözünü tutmam anamın
Al o skoç brayt adlı süngeri
tencere tavası dibi bağlıyor
dur çıkma dışarı haydi dön geri
Ankara galiba bana ağlıyor
yorganı çek üste zıbarıp uyu
arada bir gözleri
akıp akıp ağlama
kara bağra közleri
kakıp kakıp ağlama
gözetmeli tomayı
her yana açamaz okul
devletin hükümet ama
bazı şey yanına sokul
öğretir adam adama
ağasın çoban Batur'a
sağlığa yararlı kötümü yesen
kırk kuruş pazarda terenin bağı
ama git sen onu al getir desen
ağanın içerde eriyor yağı
bünye aç ilacın acıyı çekmek
türk edebiyatı dağ gibi durur
kaplatır tebessüm ile dideni
saptayıp sorunu neşteri vurur
abdalan-ı rumun önde gideni
yerin yok mu bir kaç dekar
ne zarar edersin ne kâr
üstelik fani dünyada
geçirirsin ömrü bekar
şeker gibidir arama
kağıdın üzeri atılıp iri
başlıkla yazılır aşkın şiiri
ayağın altları çakıllar iri
taşlıkla yazılır aşkın şiiri
vefalı olsa yar durur sözün de
tatlı dil ise balın
ağarır yüzün alın
sonra tutulan dalın
kopmasın asla
öfke geçmiyor acık
gün sunmasa hiç el ele
geçen süre müddetinden
kopardı deprem zelzele
aşkımızın şiddetinden
ey sevgili köşe bucak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!