Ne hicranla ağlar mübarek, nasıl yalnız kalır Maşukundan, ebedi sevgilisinden ayrılır
Gülün den ayrı hüzün! ayrılık dayanılmazdır
Geçecek ömrü buna yürek nasıl da dayanır
Ey hurma kütüğü ne istersin! Feryadın niye?
Senin hicranın beni yaktı aktı yüreğime
İçimi tarifsiz bir gam keder sardı sensizliğe
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta