ESKİ YILLAR
Çocukluk dönemi ne çabuk geçti,
Hayaller, düşler, bakışlar güzeldi.
İnsanların yüzü daha güleçti,
İlkbaharlar, yazlar, kışlar güzeldi.
Komşudan komşuya çok hak geçer.
Atalarımız “Ev alma, komşu al.” der.
Söylemişler de bir bildikleri var.
Önemlidir iyi komşu ev kadar.
Sıladan mı gelmiş, gurbette mi kalmış
Solar kuytularda ömür çiçekleri
Eski bir masal, bir yaralı sevda
Düşer toprağına kahır çiçekleri
Fırat’ın suları durulmaz akmış
Çöle su gerek, tarlaya tohum,
Yoksula yemek, hastaya hekim.
Okul ister çocuk, insan eğitim,
Sevdamsın yücel ey memleketim!
İyilik kelebeğim!
Çocuk odalarına
Çırp kanatlarını.
Kitap oku onlara.
Harf harf, hece hece,
Söz söz, tümce tümce.
Toprağın bağrından yükselen masal,
Dallarında gizli binbir fısıltısı.
Her yaprak bir nefes, her kök bir hayal,
Orman, yeryüzünün dilsiz şarkısı.
Gökyüzüne uzanan o dev eller,
Aslan toprakla oynuyormuş bir gün;
Bir de bakmış pençesinde fare.
Aslan, aslan yürekliymiş o gün,
Kıymamış canına, bırakmış yere.
Gel gör ki, bir gün düştü bir ağa,
Fındık koydum kilere,
Aman bizimkilere.
Fare nasılsa girmiş,
Yemiş yemiş bitirmiş.
Kedi koşmuş ardından
- Âkif ve İstiklal Marşı Anısına-
Sönmeyecek Bu Şafak, Korkma!
Bir kalem düşün ki; mürekkebi kandır,
Bir yürek düşün ki; vatanla çarpandır.
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Üç dost yaşarmış masalsı günün birinde.
“Su, Ateş, Ahlak” el ele, yürek yüreğe,
Çıkmışlar güzel bir gün ormanda gezmeye.
Orman yemyeşilmiş, sessiz ve de serin,
Ağaçlar göğe uzanmış, öter kuşlar derin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!