HÜKÜM VAKTİ
Huzurunuzda duran bu şahıs, sadece bir "yar" değil;
O, lügatimi yağmalayan bir firaridir.
Ben ki kelimelerini tartarak konuşan bir insanım.
Şimdi onun yüzünden, ünlemlerle dolu bir enkazım.
İddianameyi sunuyorum;
Birinci madde: Bakışlarıyla kamu düzenini bozmuştur.
Hangi sokağa çıksam, kaldırımlarda onun ayak izi,
Hangi şarkıyı açsam, nakaratta onun o meşhur giz’i.
Kendi içimde ilan ettiğim bağımsızlığımı,
Bir tek tebessümüyle yerle bir etmiştir.
İkinci madde: Kaçak şiir imalathanesi kurmuştur gönlüme.
Ruhsatı yok, izni yok, ama her gece mesai başında.
Ben uyumak istedikçe o, kirpiklerini ok gibi dizer mısralara.
Mürekkebim biter, kanımı damlatır kalemin ucuna;
Yine de doymaz, yine de "yaz" der o sessiz duruşuyla.
Şahitlerimi dinleyin!
Duvarlar şahittir, her gece onun adını sayıkladığıma.
Yastığım şahittir, gözyaşımı sakladığıma.
Hatta takvim yaprakları bile davacıdır ondan;
Çünkü o gelmediği sürece, zaman hep "eylül"de takılı kalmıştır.
Hüküm vaktidir!
Eğer suçluysa bu kadar güzel olmak,
Eğer suçsa bir insanın aklını başından almak;
Verin en ağır cezayı, sürgün edin beni onun sol yanına.
Zira ben bu aşktan beraat edersem,
Asıl o zaman kıyamet kopar bu garip cana.
Son sözüm şudur hakim bey:
Onun sustuğu her dakika, benim için bir idam sehpasıdır.
Ya onu bende müebbet eyleyin,
Ya da beni onun kalbinde infaz edin!
Hilal Avunyalı ✍️
Kayıt Tarihi : 4.3.2026 21:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İlahi bir aşkı anlatıyor




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!