İçim kurudu
Suyun hasreti değildi mevzum
Hitabeti kuvvetli bir peygamber dostunu dinledikten sonra böyle oldum.
Korkarım dostlarım
Müjdeler sahte bir mektuptan ibaret
Ölüm kadar keskin bir gerçeğin gölgesinde
Son nefesi bıçak ucunda soluksuz bekleyen bir kurbanın telaşı ile geçiriyorum ömrümü
Az kaldı biliyorum dostlarım
Az kaldı
Ağzımdan tadın gideceği
Toprağın dostum olacağı
O güne az kaldı
Şimdi bizler bu sönük hayatların
Ruhsuz korkulukları olarak
Sura üfleyecek olan İsrafil’in çağrısını bekleyeceğiz
Böceklerin solucanların semirdiği bedenimizle
Korkusuzca isyan ettiğimiz onun huzuruna davet bekliyoruz
Ne tiksinç bir yaşamdan çıkıyoruz
Kulaklarımızdan irin akıyor
Ciğerlerimizden günahlarımız fışkırıyor
Kalbimiz yok yerinde
Kusuyorum iblisin habis korkusunu
Sahi insan olan biz ne büyük titanlardık
Suya ateşe havaya toprağa hükmeden biz
Ne büyüktük
Denizlerle abdest alırdık
Secdemiz kusursuzdu
Biz biz biz yarı tanrıların şafağının sahibi
İblisin hasedi
Kan bizden tüfek bizden
Biz var ettik bizi
Hadesin kan kustuğu şarabın pis kokusunu
Günah gecelerini
kan şafaklarını
Biz yaptık
Biz yaptık
Biz gömdük Habili
Sen buldun ateşi
Ben yaktım güneşi
Biz yaptık bu hubris dünyayı
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 02:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!