Hoşçakalın masumca inanışlarım ve çok sevmelerim. Zile basıp kaçan çocuk heyecanını yaşatsanız da bana, kolay kandırılır oldunuz hep sol yanımda.
Hoşçakalın her sabah yeniden tazelenip kalbimi sıkıştıran pişmanlıklarım. Artık bırakmalısnız hayatımdaki krallığınızı, yeni çiçeklenmiş umutlarıma.
Hoşçakalın ikiz günlerim, görmek istemiyorum sinsi gölgenizi yanı başımda.
Hoşçakalın pusuda bekleyen ince hesaplı insancıklarım. O pespaye tilkice canınız, girsin cehennemin en dibine.
Hoşçakalın kötü deneyimlerim. İyi birer öğreti oldunuz bana, her gün bir adım daha yaklaşırken sona.
Hoşçakal bir oda dolusu yalnızlığım. Aslında çok güzeldik ikimiz. Ayrılmalıyız ama, daha çok benzemeden Don kişot ve Sanço Panço'ya.
Hoşçakal mutsuzluğum, en çok da sen hoşçakal. Bir daha sana kızgınlığımın bedelini, ödetmeyeceğim güngörmüş saçlarıma
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta