Hilekar maskelerden saklanarak kaçardım,
Karanlık köşelerde aydınlığa uçardım.
Gösterişli yüzlerden engelleri aşardım,
Yüce Yaratıcı'ya avuçları açardım.
*
Pınarlar şefkat ile göğüslere çağlasa,
Uzaklaşmak şifadır kederleri bağlasa.
Bulutlar hüzünlenip damlalarla ağlasa,
Kudretli sığınaklar güvenliği sağlasa.
*
Çağdaş kurnazlıklara epey direnip durdum,
Karanlık gecelerde nura çadırlar kurdum.
Zehirli nefislerden kaçıp asude yurdum,
İlahi adalete zihinlerimi yordum.
*
Bedenler kibri atıp iyiliklere batsa,
İçerideki sultan aydınlıkları katsa.
Mesafeler arınmış derin huzuru tatsa,
Hakikat güneşiyle kötülükleri satsa.
*
Maskeli efendiler koltuklara geçmişler,
Liyakatsiz kulları övüp öne seçmişler.
Çirkinlik tarlasında nifakları biçmişler,
Yüzsüzlük şerbetini kana kana içmişler.
*
Sahtekar yeminlere ahmak beyin kanınca,
Doğruluk meşalesi alevlenip yanınca.
Mahcubiyet incisi billur gibi sanınca,
Sonsuz nurlar inerek yüce sır uyanınca.
*
Hisleri zincirleyip mühürler asıyorlar,
Dudakların üstüne örtüler basıyorlar.
Hedefi kaybederek nefretle küsüyorlar,
Akıbet belirsizken fırtına esiyorlar.
*
Hükmedenin elinden sular kuruyup uçar,
Bencilliğin kölesi karanlıklara kaçar.
Çekişmeler bitince baharlar çiçek açar,
Kadere teslim olan etrafa nurlar saçar.
*
Eşsiz muhabbetini sükunetle hapsettin,
Sessiz çığlıklarınla ürkekleri titrettin.
Yoksul düşmüş hislere hazineyi bahşettin,
Cümlelere girmeden sırları sen fark ettin.
Kayıt Tarihi : 11.04.2026 11:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!