Sorulmamış sorular vardır. Cevabını bildiğin sorular. Korktuğun, duymaktan kaçtığın, duymadıkça yok saydığın cevapların soruları bunlar.
Sohbet arasına giren eslerde akıldan geçen, sonra gülümseme halinde başka bir konuya geçerken düşündüğün sorular.
Zamanın durmasını istediğin, tutkulu sevişmelere gölge düşürmek istemediğin anlarda diline düşen sorular.
Bazen cümlenin sonuna eklenecekmiş gibi gelir, ya da bazen söylediğin cümlenin satır altındaki düşüncelere eklenir. Dilinin ucuna gelir gider. Sonra zaman değişir ayrılık vaktidir, başka sefere ertelenir.
Kim bilir hangi mevsim, hangi şehir. Duygudan uzak ama paylaştıkça bıçak sırtı haline gelen düşleri durdurmaya çalışarak beklenir.
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta