mavi tabutun içinde,
porselenin soğukluğuna uzanmışım,
açıyorum musluğu,
paslı borudan sızan,
tanrının günahlarımı haşlamak için gönderdiği tuzlu asit.
deri yansın, diyorum,
bir meyve kabuğu gibi soyulsun şu benlik,
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta