Yalnız kaldı evinde, sessiz geçer günleri.
Duvarda eski resim, saklar eski dünleri.
Pencereden yol bekler, gelip geçen birini.
Ömür denen bu yolun, sayar bütün yılları.
Gençliğinde çok güldü, şimdi dertler çoğaldı.
Birbiri ardı sıra, nice yıllar azaldı.
Sağlık denen nimet var, bunu çokça anlattı.
İnsana lazım olan, sıhhat diye anardı.
Bir zamanlar bollukta, ışık saçardı hane.
Şimdi eski günlerden, kalmış eski çerçeve.
Zenginlik gelip geçer, elde kalmaz bu dünya.
İnsandan geriye hep, kalacak hoş bir sada.
Hastalık genç yaşında, ansızın sardı onu.
Nice soğuk gecede, aradı derdine sonu.
Hastane koridoru, ezberletti yolunu.
Sabır ile karşıladı, kaderin her oyununu.
Ne bir evlat sesi var, ne kapıda torunu.
Sessizliğe karışmış, yıllarının uğultusu.
Bir sıcak dost sohbeti, dinlendirir gönlünü.
Yalnızlığın içinde, arar eski dününü.
Komşuya telefon aç, tatlı söyler dilinden.
Yarın gel de bir uğra, geçme sakın Sen benden.
İnsan yaşlılıkta hep, dost ararmış gönülden.
Bir selam bile yeter, kopmuş gönül telinden.
Medine var arada, halini sorar bana.
Kimsesi yok dünyada, Mevlası yeter ona.
Bugün varız dünyada, yarın gideriz Hakk’a.
Kabristanda yerini, düşünür uykusunda.
Hüdayi der ki artık, dünya fani bir handır.
Gelen geçer bu yoldan, kalan yalnızca candır.
İyilik eken kişi, sonunda huzur bulandır.
Son durak Hak katıdır, gerisi boş zamandır.
31.08.2026//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.KÜL.VE TURİZM BAK.HALK ŞAİRİ
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 23:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!