Hicran'ı İnkar Şiiri - Orhan Samih Güllük

Orhan Samih Güllük
36

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Hicran'ı İnkar

Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?

Öbekler sırtlamış rüyalarında
Ehli bir dokunuşa teslim etmişsin ruhunu
Her çiçek bir kirya olgusunda zehirler
Önce gülüşümü öper öyle girer kanıma
Gülün en zehirli tarafını öpmüşsün
Bir meczup öldürür ruhunda seni.

Masumiyet bir zulmün esirken gözlerinde
Kalıplar kırılır bir zümrenin içinde
Ebabil gövdesinde bir yaranın izini taşır
Onursuz bir avcının kirlenmiş elleride

Sen yaşamaktan bahsedersin
Sen bir tutsak köleye
Yuvasında bir yavruyu anasız bırakıp
Zehirli bir ok gibi vurup süslü cümlelerle

O kirli bedenimi yuma suyla azizim
Bir çömlekte arınmak kudretli kılmaz beni
Bulutların gözlerine çiğ düşer toprak utanır
Masum bir gövdede zulmün ayak izleri

Bir buzağı Hicr ile yürüdü ikbaline
Nefsin kapısı açılır el pençe olur sine
Sen nasıl dilersin bir arafta olmayı
Hüdanın kollarında iki asır Mislina

Sekiz Özlem yurdunda bir Kıtmir olamadım.
O ateşin içine su taşırken karınca
Yedi kapılı bir handa uyudun senelerce
Uyudum Yakup'un o yaşlı gözlerinde

Ruhuna bir serenadın resmini çizer
Yüreği üşümüş yaşlı bir ulak gibi
Sen odalarını süsleme körpe yavrunun
O gözlerinde sonsuz cennetler ister.

Bir veliyi deli diye gömdüğün odalarda
Ruhuna giydirdiğin kara bir kisve gibi
Hariciler gibi inkarın adıysa yanmak
Kor alevlerde yanmaz ilahi bir kudret gibi

Gölgeler üstünü eşsiz bir akıl ile
Olanca özlemin adıdır cefa çekmek
Bir zırh gibi taşır gövdesinde hakikati
Ebrehe gibi yenilip garip bir Ebabil'e

Ulu bir çınarın gölgesinde uyurken
Rüyalarını süsler bir arzuhal meleği
Yazılanı tersinden okur melanet bir şey
İnkar kıl der ruhuna nasipsiz besmeleyi

Edep bilmeyen dil cehalet yorar ilmi
Sessiz bir uğultunun dilleri esir gibi
Heybeler ağır gelir bir yolcunun sırtına
Bir yolcuki yükselir o eşsiz Mirac'ına

Esaret et dilimi sensiz canım bir çukurda
Munacat kıl her yolum kapansın o uğurda
Bir Burağ'ın üstünde o sonsuz hükümdarlık
Diz çöktü ağlayarak gözü yaşlı bir Kusva'da

Keser hücrelerimi o yaman tebereler
Ruhunda bir zulmün kanlı izleri gibi
Kisra'nın gözlerine mil çeken o Hüda
Nice köşkler içinde vakursuz harabeler

Ebedi bir dokunuş o nazarın içinde
Deryalar dile gelir göklerde o âmâde
Çökecek ufuklara o son mübrem belkide
Kıyamet İsrafil'in o sonsuz nefesinde.

Nutuk çekme ruhuma kapansın o perdeler
Ne arzuhal isterim ne de boş hurafeler
Rahminde öldür beni günahın ben olayım
Kirlenmiş bedenimde ar bulmasın kabirler

Bir Zülfikar kılıç'ın kınında Ed-Dârr
İnerken gövdelere sen neyi duyuyordun
Peygamber gülüne kıyarken yezid
Şimr bin zi'l gibi cehennem istiyordun

Cafere kanatlar biçiyor El- Kuddüs.
Mûte'nin kalbinde muteber bir yiğit
Ya Allah. Zü'l Celal ve'l-İkram sanadır
İkramım'ı kabul et iki kanatlı şehid gibi

Hicr-anı inkar mı ediyorsun ruhunda
Şems'i dil inkar ile kavimler yıkılıyor
On beş asrın izinde (hz) Muhammedi (sav)
Adını haykıran bir kölenin ciğeri sökülüyor

օɾհɑղ Տɑʍíհ ցüӀӀüƘ﹏✍✍✍

Orhan Samih Güllük
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 04:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!