Vurma yüzüme!
Bakışların ok gibi saplanmasın yüzüme
Ben zaten,
Kendi içimde bin kere vurulmuşum.
Bir damla mürekkep içtim
Şarap sandım,
Damarlarımda dolaşan şimdi
Kapkara bir gece…
Her harf,
Göğsümde açılmış bir yara gibi.
Bakma öyle!
Yüzümdeki çizgiler zamanın değil,
Düşüşlerimin izidir.
Ben,
Kâğıdın hamuruna katık olmuş
Adsız bir kelimeyim.
Vurma yüzüme hiçliğimi!
Her darbe,
İçimde bir kapıyı daha kırıyor.
Ve ben
Her kırılışta
Bir uçurum daha keşfediyorum.
Alnımı yasladığım dal,
Meğer ince bir kamışmış…
Kırılınca anladım ki,
İnsan,
En çok güç aldığı yerden çöker.
Ötelendikçe içimdeki
Karanlık bekleyiş büyüdü.
İtildikçe,
Sevmenin uçurumuna sürüklendim.
Ve şimdi biliyorum,
Sevmek
Kendini eksiltmekmiş.
Eksildikçe gördüm.
Ben,
Kendi hiçliğinin kuyusunda
Yankısını arayan bir sesim.
Ve bütün bu çile
Bir tek hakikati fısıldıyor.
İnsan
Hiç olmadıkça
Hiçbir şeyi bulamıyor.
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 04:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!