Maşaladıkça hislerimi gülüşlerin dolunay aydınlığına
Sancıdı göğsüm kafesinden elem...
Sayhalarca takılı kaldı vuslat sevinçlerim kursağıma
Vazgeçtim kalbimden kül olma pahasına
Tavaf ederken simamı kalp kıran vaveylalar
Firaklar sürüldü gözlerim pervazına
Sensiz çınlamadı ne bir tebessüm ne de sürur ruhum şafağına
Sürgün de edilmedi yek lahza bakışlarımdan ne elem ne de hüzün...
Gülüşlerin yağmur çiselemesi
Yerin yüzünde göğün gözlerinde hıçkırıklarım yankılanır...
Savruldukça kirpiklerin yel değirmeninde
Hasretinden dudaklarım yıllanır
Karanlığım katranında aklandıkça nergisler
Telef edilir sılam yolları
Ey uykusuz gözlerim
Daralan göğsüm..!
Çözemiyorum kördüğüm sevdamı kirpiklerinden
Ya bile kör hançer sözlerini
Sök kalbimi yerinden
Ya da azad et...
Gözlerine dökmekten vazgeçtim yüreğimi
Bozkırlar kadar ölüyüm bu mevsimde...
Hasretin örtüsünden giyindikçe mevsim
İklime üryanlık düştü
Toprak sersefil
Şakağına toprak düştü yağmurun
Bilmem gülüşünü assam kederimin yüzüne şekillenir miydi simam çehrenden
Umut karlı dağlar ardında kadifeden diken
Güz güzeli uzat bulutlardan narin yüreğini
Ya yüreğimden bal dökülecek veya hasreti zehrim ...
Bakışların sırattan daha keskin ve de ala
Kıyametler koptu papatya yapraklarında ...
Vuslat teğet geçti
Yapraklar gücendi dallarına
Kesildi gün ışığı
Karamsarlık yamalandı lisana
Ey gül, bahar ve de gam..!
İsmin ismime gökler durağında sevda ve nar
Sevdan safi azap ve ıstırap
Sökmedim seni göğsümden sökmeyeceğimde...
20240125
04:44
Oysaki gülüşlerin cümle tabiata bahardı bir bahar bana hüzün ve hazan...
Kayıt Tarihi : 26.1.2025 14:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!