Sahi neydi bizi içi boş et parçaları olmaktan alıkoyan?
Başta ruhumuz sanırdım bunu.
Derin duygularla bakan bir çift göz sanırdım.
Nasıl da normalleştiriyoruz her şeyi?
Ben normalleştirmezdim. Belki de bundandı bir çift göze bu denli anlam yükleyişim.
Bundandı belki de tüm saf duygularımı, iyi niyetlerimi onları böcek gibi ezecek yaratıkların ayaklarına serişim.
Haketmek ne basit kelime yazarken,
İçinde tonlarca çabayı barındırır oysa.
Sahi insan neyi hak eder?
Sevgi, huzur, mutluluk, belki biraz zevk eğer toysa.
Yaşamak hak edilen bir şey midir zorunluluk mu?
Ne hoyrat, ne dinmek bilmez,
Sakin bir bahar sabahı sanki sevgin.
Huzuru insanın iliklerine işleyen,
Yüzyıllardır süregelen bir hikaye yazılmış kaderime.
Ruhumun en derinine atılmış bir çentik,
İnsan nedir?
Yarasına tutulan mı, yarasıyla tutunan mı?
Nedir bu uykusuz gecelerin bitmek bilmezliği?
İnsan hep yarasına mı mahkum, yaraya mı bağımlı?
Kendine acıyıp son vermek midir yapılması gereken kalbin ızdırabına?
Zaman algısını yitirmiş ruhun sancısı,
Aldığı darbelerin izi,
Kalpteki koca sis bulutu,
Ve zihninde hala oynayan sahte pembe dizi.
Kaç kere öldürdü bilinmez bu kızı,
Geçiyorum yine her gün aynı sikik şarkının çaldığı o ışıltılı mekanın önünden,
Bu caddeyi seni düşünmeden geçtiğim tek bir gün yok ne garip.
Sanırdım ki saklıyor gözlerim bana bıraktığın hüznü,
Çarpıyor suratıma, bakıyor aynadan gözlerini dikip.
Okunmuyor artık sesimden verdiğin acının esamesi.
Tahribatı büyük aşkının, ama hala damağımda tadı, hafızama mıhlanmış neşesi.
Kadehimin dibindeki şarap gibi,
Yakıyor boğazımı kalbimin külleri.
Geçiyor gözlerimin önünden mazi,
Kısa metrajlı diyalogsuz bir film gibi.
Tanımıyorum tüm bunları yaşayan kadını,
Gamın kederin mabedi olduysa gönül,
Solduysa sulanmadı diye ihtişamlı kırmızı gül,
Ve bittiyse kalpte sızısı yarımlığın,
Ümitlere ne gerek.
Doğduysa gün öttüyse kuşlar,
Gözyaşlarım senin için akıyor bugün gizel meleğim,
Hiç düşmedin rahme ama, hep hayallerimi süsledin.
Doğmadın ve belki doğmayacaksın da,
Hayal kırıklığım deşiliyor sanki.
Bir kelimeye sığdırabilir mi insan umudunu?
Gözlere sürdüm acıyı önce,
Yanmasından hiç korkmadan.
Yıkıldı bir bir köprülerimiz,
Yıkılmayanları da ben yıktım kendime bile sormadan.
Kendime verdiğim sözleri de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!