Hesaplaşmaya gitmişti oysa ki… Son defa baktı; durdu, düşündü, aklıyla duyguları arasında ezildi “yok” dedi yapamayacağına karar verdi, ayakları geri geri gitti, döndü ve acele adımlarla uzaklaştı oradan…
Paçasına yapışacakmış gibiydi yaşanmışlıkları, arkasına bile bakmaya korkarak koştu… Kaçtı…
Hıh... Sanki bırakmıştı da paçasını ve yakasını anıları, uzun yılların.
Kendisinden korkuyordu aslında; zordu hesaplaşmak, önce kendisiyle ve hayatla, sonra başkalarıyla.. ZORdu be…ZOR.
İçinde ki ses sürekli “HESAPLAŞMALIYDIN” diyordu, SUS dedi SUS! !
Koşarcasına kaçarken; kendinden ve geçmişinden, içinde ki ses de artarak çoğaldı, bağırıyordu artık avaz avaza… Susturamadığı sesin, kendi sesi olduğunu fark edene kadar haykırdı… Haykırdı.
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Devamını Oku
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta