Ne kahve gibi koyuyum,
ne çay gibi açık…
Damakta kalan bir aralık tadıyım.
Ne Erciyes’in zirvesi kadar soğuk,
ne Sicilya kıyısında öpülen bir yaz gibi sıcak.
Henüzüm ben.
Henüz sevilmemiş bir şarkının ilk notası.
Saatte bir ada saklı,
ne kuzeye, ne güneye ait,
yalnızca akışa boyun eğmiş
bir ada kadar tarifsiz…
İçimde Karadeniz'in hırçınlığı,
ama gözüm Alp Dağları kadar durgun.
Rüzgârın hangi yöne estiğini bilmeden
savuruyorum içimdeki yaprakları.
Ne iyiyim,
ne kötü.
Sadece…
Henüzüm.
Ve evet...
Henüzüm.
olgun ve tatlı,
kimi dalında kokusunda,
kimi yerde, karınca kuyruğunda...
Ve kimse sormaz,
neden böyle çabuk geçiyor dut mevsimi?
Tatlı olan...fazla kalamazmış gibi dünyada.
Huri Çalışkan
Kayıt Tarihi : 19.6.2025 21:34:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Adı üstünde "keşfedilmemiş"
Ya da
Eksik kalmış
"Dut ömrü" gibi
Tadı damağında...
Kendini tanımlamak
Tanımakla mümkün,
O da rastlamakla
İnişte, yokuşta...
Güzel şiir
Tebrikler Huri Hanım..
ne zarif, ne içten bir dokunuş…
,,Dut ömrü” benzetmeniz, şiirin kalbine konmuş bir damla oldu.
Henüz, evet…
ne tam açmış bir çiçek ne de koparılmış bir dal.
sadece kendi mevsiminde,
rastlayana nasip…
yüreğinize, kaleminize teşekkür ederim Mustafa Bey.
kelimelerin yankısı uzun sürsün… sevgilerimle
Kutluyorum şairi ve yüreğini
Ne güzel yakalamışsın o ,, henüz” halini...
dut mevsimi gibi kısa ancak unutulmaz izler bırakmak niyetiyle dokunmuştum kelimelere.
Şiirin sonuna doğru usulca girip, kendini başa yazdıran dut gibi, hedefine ulaşmış belli ki...
kelimelere değdiğin için teşekkür ederim Kerem.
sevgilerimle...
TÜM YORUMLAR (4)